Yaşama Dair

Dönerim Demiştin

Dönerim Demiştin

Soğuk bir sonbahar akşamıydı. Hava kararmış, yağmur başlamıştı. Düşlerimize yağmur yağıyordu ellerimizi. Gözlerin donuk bedenin halsizdi.

Gizli bir el kalkış hazırlanan otobüse binmek için seni sürükler gibiydi. Sanki kalmak istiyordun. “baharda dönerim” demiştin hatırlıyor musun ?” Sakin beni unutma bekle.”

Ben seni unutmadım sevgili, ben seni unutmadım. Bütün kış baharda döneceğin günün hayaliyle ısındım. Minik öpücüklerle uyandırıp güneşin doğuşunu gösterecektim sana. Çiçeklerin, denizin, kumasalın, güneşin tadına birlikte varacak , gün batımlarında denizle birleşen ufuk çizgisini birlikte seyredecek, ay ışığında mutluluk şarkımızı söyleyecektik.

Yalan değil kaçamak sevdalara takıldım yokluğunda bir süre. Sana benzeyen her şeyi sevdim ben. Sevdiği her şeyde senden izler vardı. Aradığımı buldum sandım ama yanıldım , bulduğum sen değildin. Olmadık zamanlarda aklıma düştün, zamansız yaralandım. Her sabah seni bulmak için yolara düşmek geldi içimden ama gidemedim .

Yalnızlığın acısıyla gurur satın alır oldum her gece. “Gelir” dedim kendi kendime, “Söz verdi gelmesi gerek.” Bekledim.Kendimi param parça hissetim ama yine de sana kızamadım.Unuttum kötü sözlerini Unuttum kapında bekletildiğimi.Unuttum telefonlarıma cevap vermediğini, kavgalarımızı unuttum.

Bir tek seni unutmadım sevgili, bir tek seni unutamadım. Hep dönmeni bekledim. Zamanla alıştım acılara , ölüm ilanlarında kendiliğinden siline adreslere. Alıştım sevdiklerimin yokluğuna. Ama yalnızlığa alışamadım, hasrete alışamadım, sensizliğe alışamadım. Hep dönmeni bekledim.

Olamadı gülüm bir araya gelemedik. Oysa daha yolun başındaydık, tomurcuktuk daha çatlamaya hazır. Bahar gelmeden ayrıldık. Şimdi artan yalnızlığım , büyüyen yokluğu var . duvarlarda gözlerinin izi , kapı kollarında parmak izlerin saklı. Sen neredesin sevgili, varlığın nerede ?. bir mevsim döndü , sen dönmedin .

Düşlerim böyle dağınık değildi eskiden. Kara bulutlar gibi kümelenip bir yere, acılarım yüreğimde çöreklenmişti gece yarılarında. Özlemlerim hiç bu kadar olmamıştı gün ışığına. Hasret bu kadar büyümemişti. Şimdi göçebe olmuş yüreğimle her sabah yeni yolculuklara çıkıyorum. Umudun türküsünü söylüyorum öksüz bakışlarımla…..

Erkek Dediğin

Can YÜCEL- Erkek Dediğin

Seni Elinin Tersiyle değil Avucunun İçiyle Kavrayacak. Bileceksin Ki Emin Ellerdeyim, Başkası Tutamaz Elimi Böyle. Rahat Olacaksın Yanında, Çok Konuşmayacak, Beynini Didiklemeyecek. İnce Olacak; Seni Senin Kadar Düşünecek. Erkek Dediğin, Sen Onu Merak Ettiğinde Kendisine Hesap Soruluyor Havalarına Girmeyecek. Senin İnceliğine Karşı Umursamaz Sözler Sarf Etmeyecek. Erkek Dediğin, Kadının Sinirini Bozmayacak, Cinlerini Tepesine Çıkarmayacak, Sanki Sen Onun İçin Varmışsın Her Ne Zaman İstese Emrine Amadeymişsin, O Ne Yaparsa Yapsın Her İstediğinde Yanında Elinin Altında Olacakmışsın Tiplerine Girmeyecek. Erkek Dediğin, Sen Ona Sevgini Hissettirdiğinde, Sen Ona Kayıtsız Şartsız Asıkmışsın Gibi Havalara Girmeyecek. Erkek Dediğin İlgi Gördüğünde İlgiyle, Sevgi Gördüğünde Sevgiyle Karşılık Verecek.Kaynakwh: Erkek Dediğin, Sen Onun İçin Kendine Baktığında, Sırf Ona Daha Güzel Görünmek İçin Giyinip Kuşandığında Hiçbir Şey Olmamış Gibi Davranmayacak. Erkek Dediğin, Ruhunu Okşamasını Bilecek. Romantik Olacak Kimi Gün Habersizce Kucağında Çiçeklerle Çıkıp Gelecek. Özel Günleri Unutmayı Marifet Sanmayacak. Erkek Dediğin, Kayıtsız Olmayacak Senin Bütün Zarafetine Karşı. Gerçekten Seven Bir Kadın Sevgi Ve İlgi Bekler, Erkeğine Verdiği Aşkın Karşılığında Küçük Bir Tatlı Söz, Kısa Bir Mesaj, Bir Çağrı Bile Onu Mutlu Edebilir. Erkek Dediğin Bütün Bunları Cebinden Para Harcıyormuş Gibi Cimrilikle Yapmayacak. Erkek Dediğin, Ben Aranmayı, Çok Aramayı Sevmem Demeyecek. Erkek Dediğin, Her Şey Kendi İstediği Gibi Olsun İstemeyecek. Sadece Kendi Caninin İstemesine Bağlamayacak Her Şeyi. Erkek Dediğinin, Hissettiğiyle Yaptığı Şey Arasında Uçurum Olmayacak. Erkek Dediğin, Cesur Olacak Cesur. Seni Seviyorum Derken Korkmayacak, Başka Şeylerin Arkasına Gizlenmeyecek. Seviyorum Deyip Bir Sonraki Perdede Kaçmayacak, Özlüyorum Diyorsa Gelecek, Kaybetmek İstemiyorum Diyorsa Kaybetmeyecek. Erkek Dediğin Aşkına Sahip Çıkacak. Korkak Olmaz Erkek Dediğin. Erkek Dediğin İyi Sevişecek. Koyun Gibi Yatmayacak, Bir An Önce Su İs Bitse Demeyecek. Aşksız Yatmayacak Yatağa Ve Sen Bunu Bileceksin. Bir Baba Şefkatiyle Seni Alnından Öptüğünde Bileceksin Ki Sevgisi Geçici Ve Zayıf Değildir. Erkek Dediğin, Ve Sevgiyle Öptüğünde Dudaklarından Bileceksin Ki Opusun Tek Sebebi Şehvet Değildir. Erkek Dediğin Aldatmayacak. Aldatmak Basitliktir. Seviyorum Diyorsa Aldatmaz Erkek Dediğin. Aldatıyorsa Sevmiyor Demektir. Erkek Dediğin Yakışıklı Olacak, Çekici Olacak Ama Bundan Çok Daha Öte Bir Şey… Erkek Dediğin, Zeki Olacak. Kadının Küçük Yalanlara, Bahanelere İnanmayacağını, Kendisini Kendi Gibi Tanıdığını Bilecek. Kadının Zekasını Küçümsemeyecek Kadar Zeki Olacak.Kaynakwh: Zeki Olacak, Seni Bir Hamur Gibi Karmasını Bilecek, O Hamura Kendisini Katmasınıda. Erkek Dediğin, Değerlerini Bir Anlık Hevesler Uğruna Satmayacak. Namussuzluğunu, Ahlaksızlığını Ancak Ve Ancak Seninle Yataktayken Kullanacak. Yan Gözle Hatun Kesmeyecek, Üstüne Sevgili Edinmeyecek. Erkek Dediğin Önce Sevecek. Kendini Sevmeyen Erkekten Kimseye Hayır Gelmez. Bir Bakarsın Ki Yıllar Sonra Bu Adamla Ne Yatağa Sığıyorsun, Ne Toprağa… Koluna Girip Gezmesini Bileceksin Gururla Koynuna Alıp Sevişmesini De. Erkek Dediğin, Babalığını Da Bilecek, Ana-Babaya Hürmet Etmeyi, Kadir Kıymet Bilmeyi, Vefakarlığı, Fedakarlığı. .. Erkek Dediğin Seni Koruyacak,Kuşatacak . O Nerede Olursa Olsun Seni Koruyacağını Bileceksin. Pısırık Olmayacak Erkek Dediğin. Erkek Dediğin Erkek Olacak Güzelim. Seni Sadece Sen Olduğun İçin Sevecek. Parayla Pulla, Kariyerle, Güçle, Kimin Ne Dediğiyle Hareket Etmeyecek. Hem Sevgilin, Hem Arkadasın Olacak . .

ERKEĞİN HAYATI NASIL KARARIR ?

ERKEK- Söyle.
KADIN- . . . . . . . . . . . .
ERKEK- Söylesene!
KADIN- Acelen varsa söylemiyim.
ERKEK- Acelem yok ama çıkıcam, söyle
KADIN- Söyle söyle diyip üstüme gelme.
ERKEK- Ya niye üstüne geliyim. Bişey söylemiycek miydin?
KADIN- Yok bişey yok. Ne söylicem ki sana?
ERKEK- Yanlış anladım demek ki. Çıkıyom ben o zaman.
KADIN- Çık sen, çık. Hep kaç!
ERKEK- Yok kaçırmam otobüsü bugün. Bak daha onbeş dakka var.
KADIN- Altında kalırsın inşallah!
ERKEK- Ne?
KADIN- Bişey söylicem demiştim. Ama beni dinliycek zamanın yok tabii.
ERKEK- E sen ne söyliyim ki demedin mi?
KADIN- Git, tamam git!
ERKEK- Hey allahım! Ben gene yanlış anladım o zaman.Söyle ,dinliyom.
KADIN- ……………………………
ERKEK- Heeeee! Beş dakka kalmış otobüsün kalkmasına. Söyle
KADIN- söyle diyip.
ERKEK- Euzübillahiminnnn. . .
KADIN- Ne?
ERKEK- Yok bişey. Söylicen mi?
KADIN- Söyliyim de bir an önce kaç dimi? Vaktini alıyom.Arkadaşların özlemişlerdir seni.
ERKEK- Hayatım, hergün görüyorlar beni. Niye özlesinler?
KADIN- Özlerler. Onları can kulağıyla dinlersin çünkü.. Nedense işe giderken çok neşeli oluyorsun. Ne bekliyorsa seni orda
ERKEK- Bi dolu iş bekliyo. Ne beklicek ki?
KADIN- Biliyorum o işleri. İki ayaklı, boyalı, parfümlü işler.
ERKEK- Yok artık, daha neler! Senin sinirlerin bozuk galiba.
KADIN- Evet bozuk. Sabahtan beri peşinden koşuyoruz, bişey söylicez diye.
ERKEK- Söyle diyom ben de sabahtan beri.
KADIN- Sorun da bu zaten. Söyle diyosun söylüyorum, sus diyorsun susuyorum.Benim söz hakkım mı var bu evde?
ERKEK- Güzel karıcım niye olmasın! Ya, ben sana ne zaman sus dedim ki?
KADIN- Bi de deseydin. Konuşmaya da hakkım olmasın. Şu televizyon benden değerlidir bu evde.
ERKEK- Yok artık o kadar da değil, iyice abarttın. Senin canın sıkkın anladım.
KADIN- Ne? O kadar da değil mi?
ERKEK- Değil tabii.
KADIN- Yani ona yakın. Anladım. Avukata gidiyorum.
ERKEK- Ne? -
KADIN-Avukata gidiyorum. Bu iş biter. Hüüüüüüü! ! . .
ERKEK- Ya, ne dedim ki ben şimdi?
KADIN- Allahım bi de soruyo. Hemen gidiyorum.
ERKEK- Nereye?
KADIN- Bi telefunkenden değerli olmadığım bu evden gidiyorum.
ERKEK- Tamam Hayatım , Sustuuum.
KADIN- Susma! Bişey söyle, kaçma. Sus, konu kapansın. Git işine mutlu mutlu.Hayat devam etsin. Yok öyle.
ERKEK- Tamaaam konuşalım. İşe gitmiyom o zaman.
KADIN- Naaparsan yap. Ben gidiyorum.
ERKEK- Nereye?
KADIN- Odama.
ERKEK- Eeeee?
KADIN- Ne istiyorsun?
ERKEK- Konuşmak.
KADIN- Günaydıııın!
ERKEK- Eveeet, heh he!
KADIN- . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
ERKEK- Yaa dur! şaka yaptım. Ortam yumuşasın diye. Ağlama ya!
KADIN- Hüüüüüü! . . . . Üzme sen kendini benim için.
ERKEK- Kimin için üzcem, karım diil misin?
KADIN- Olmaz olaydım.
ERKEK- Tatlım. . . Büyütüyorsun ama.
KADIN- Ne?
ERKEK- Biraz abartmıyor musun?
KADIN- Ben mi?
ERKEK- . . . . . . . . . . . . . . ! ?
KADIN- Ben mi ha! Ben mi? Ben mi büyütüyorum? Topluyorum.
ERKEK- Ne?
KADIN- Hemen eşyalarımı topluyorum.
ERKEK- Saçmalama!
KADIN- Bırak kolumu, bıraaak! Zorba herif.
ERKEK- Tamam. Dokunmuyorum. Ama gitme, konuşalım.
KADIN- Uzak dur! Polisi ararım.
ERKEK- Yok artık. Hırsız mıyım ben?
KADIN- Evet, hırsızsın. Hayatımı, yaşama sevincimi çaldın.
ERKEK- . . . . . . . . . . . . . . . . . . !
KADIN- Söylicek bişey bulamadın. Dilini mi yuttun?
ERKEK- Bütün bunları ne zaman yaptığımı düşünüyorum.
KADIN- Beyimiz kavga istiyor galiba!
ERKEK- Hayır ama. . . . .
KADIN- Tamam. Kavga istiyosan, kavga ederiz. Noolcaksa olsun.
ERKEK- . . . . . . . . . . . . . . . . . . . !
KADIN- Gülücek bişey görmüyorum ben durumumuzda. Evliliğimiz çatırdıyor.
ERKEK- . . . . . . . . . . . . . . . . . . . !
KADIN- Sırıtma! Yemin ederim. Avukatı arıcam.
ERKEK- İstersen ara ama. . . . .
KADIN- Peki, hemen çeviriyorum.
ERKEK- Nişantaşı’ndan gidelim.
KADIN- Senin gelmene gerek yok. Ben taksiyle giderim.
ERKEK- Ben de geliyim. Hem şu uzun deri cekete de bakarız.
KADIN- Hııı? ! ! Sen nerden biliyorsun o ceketi?
ERKEK- Ajandana not almışın bugün bana söylemek için. Orda gördüm.Şimdi aklıma geldi.
KADIN- E. . evet. Şey!
ERKEK- Ben de arayıp ayırttırdım.
KADIN- İnanmıyorum.
ERKEK- Giderken alırız.
KADIN- Nereye?
ERKEK- Avukata.
KADIN- Eee. . . evet.
ERKEK- Ya da istersen bugün gitmeyelim avukata. Direk ceketi almaya gidelim.
KADIN- Aaaa. . . eeeeee. . . . olur.
ERKEK- Hayatım?
KADIN- Efendim?
ERKEK- Sen bana ne söylicektin?
KADIN- Boşveeeer

ALLAH ERKEKLERİN YARDIMCISI OLSUN

Erkekler Neden Ayrılamaz?

Başlığı okuduğunuzda, “benimki gayet güzel ayrıldı” diyen kinayeli sesinizi duyar gibiyim. Zaten bu yazıda bahsedeceğim erkekler, onlar değil!

Bir adam gelip, dürüstçe ayrılmak istediğini söylüyorsa, benim ona lafım yok. Bu mertliği gösteremeyenlere kafayı takmış durumdayım.

Bazı adamların, neden ayrılmak istediklerini söyleyemediklerini anlamakta güçlük çekiyorum. Hiç kimse bir ilişkiye başladığında, ne kadar öyle olmasını dilese de, sonsuza kadar birlikte kalacaklarının sözünü veremez veya vermemelidir. İlişkilerin garantisi olabilir mi? Elbette olamaz ancak ayrılmayı medeni bir şekilde becerebilmek gerekir.

Her ayrılığın da, açıklanabilecek bir nedeni olmayabilir. Bunu da anlarım. Ancak cep telefonunu kapatıp uzun zaman ortadan kaybolmak, arandığı zaman telefona cevap vermeyerek kaçmak, yalan söyleyerek aldatmak, sağ gösterip sol vurmak; benim anlayabileceğim bir ayrılma biçimi değildir.

Bu konuyu kafama takınca, birkaç erkekle sohbet ettim. Erkeklerin neden dürüstçe ayrılamadıklarını öğrendiğimde, yüzümde koca bir tebessüm oluştu. Korkuyorlar!

Hemen itiraz etmeyin, gerçekten kokuyorlar. Korktukları şey ayrılığın kendisi değil. Ayrılma talebini ilettiklerinde, karşılarındaki kadının vereceği tepki, onları kaçmaya itiyor.

Başarısız ilişkiler konusunda, neredeyse profesörlük unvanı almak üzere olan bir dostum, bugüne kadar 25 kadından ayrıldığını söyledi. Birkaçı hariç, hepsinde aşağı yukarı aynı tepkilerin geliştiğini ve artık bu durumu yaşamaktansa, ortadan kaybolarak ayrılmayı tercih ettiğini anlattı. Cümleleri tam olarak şöyleydi:

“ Ne zaman bir ilişkiyi bitirmek için konuşmaya başlasam, sonu kötüye gidiyor. Ben medeni bir ayrılıktan yanayım. Karşımdakini kırmadan, ilişkinin neden yürüyemeyeceğini anlatıyorum. Onlar ise; bana ya vazo, kül tablası, bardak gibi şeyler fırlatıyor, ya ağza alınmayacak sözler ederek üstüme yürüyorlar. Ağlayarak sinir krizi geçirenleri de unutmamak lazım tabii! Yani, medeni bir ayrılık yaşamak zor çünkü sonu ya hastanede, ya karakolda bitecek. Bu yüzden, ben de artık ilgisiz davranarak, ortadan kaybolarak ve arkamdan beddua edip söylenmesine izin vererek ayrılıyorum. Hiç hoş olmadığını biliyorum ama sizin gösterdiğiniz tavır hoş mu?”

İşte, bir erkeğin ağzından, neden medeni bir şekilde ayrılamadıklarının yanıtı! Pek haksız sayılmaz! Ancak madalyonun diğer tarafında, kadının o ilişki için hissettikleri, hayalleri gibi konular var. Neden böyle tepkiler verildiğini de anlıyorum. İşin kötü tarafı, ben her iki tarafı da anlıyorum.

Ayrılığın iyisi olmaz mutlaka fakat hem kadın, hem erkek için söylüyorum: İlişkiyi yürütmeyi başaramamış olabilirsin ama en azından insanca ayrılmayı becer çünkü senin için atan her kalp, kıymetli bir vedayı hak eder!

::::::Alabildiğine Hayat / Alabildiğine Sen:::::::::

“ Zaman aleyhimize olsa da
Bilmediğimiz bir köyün
Şiir yüzlü çocuklarına
Kutu kutu çikolota dağıtmaya geç kalmadık sevgili “

Dündü.
Dün.
Sen yorgunluğunu yorarken yarı uyku halinde
Ben kaya gibi sert acılarının kenarlıklarına
Harf harf kendimi ilmekledim.
Tek bir motifini es geçmeden.
Geçmişinden tanıdık,
Düşlerine yabancı bir kapıya vururken ayak ucunu
Ben topuklu ayakkabılarının sesine sakladım
İçimin tahta arabasıyla avutulan çocukluğunu.
Ve adını teşhir etmediğin bir sokakta
Kalabalık bedenini yüreğinin tenhalığına zorlarken
Ben gözlerine binlerce şiirler bağışlıyordum
Sana hayat dediğim rüzgarlı tepesinde.

Yıldız yıldız akarken gecenin karanlığına
Ben sesinin refakatliğine soyundum.
Üryanlığımı yüreğimle kapadım.
Günahı boynuma
Senli acıların katline boyandım.
Seni özlemekten hiçbir zaman feragat etmedim.
Etmedim de hep seni içime akıttım.
Damarlarımdan taşırdım.
Hangi hücremde devşirme bir yeniçeri ayaklansa
Hayat diye senin yüzünü sürdüm.
Ben sana hayat dedikçe büyüdüm.
Büyütükçe seni içimde büyüttüm.

Koca bir şehirde
Adından başka her yere yabancıyım.
Kalabalıklar üzerime yürüse
Senli yüreğimi sürerim ölümün üzerine.
Tenimden bir teni koynuna bağışlayıp
Yeşil reçeteli ilaç küpürlerin içine saklarım kendimi.
Koca gövdemi ince yüreğine indirgeyip
El yazması bir mektubun içinden
Sana koşarım ben.

Geceydi..
Biraz da sendi.
İki yanı dağlarla örülü yüreğinin ortasına
Bir şiir kurdum kafiyelerden ayıklanmış.
Saçlarının gökyüzüne en yakın yerine
Bir salıncak kurdum serbest şiirlerimin senli sesinden.
Hayatının senli tenhalığına
Adımın harflerinden bir kalabalık bıraktım.
Acının en katıksız yerinde beni sancılarına bağışla diye.

Biraz ben”dim
Ama hep sen”dim.
Hep senin”dim sevgili.
Yolların uzaklığına bakıp bakıp
Yorma kendini.
Beni bensiz bir uzakta içine çekerken
Sen gözlerimin ufkuna vur gözlerini.
Yüreğinin yeşil bahçelerinden esinlendiğim
Bir ayçiceği tarlasına döndür yüzünün aydınlığını.
Parmak uçlarınından sarkıt gövdenin rengarenk balonlarını.
Bir Cumartesi günü
Bir kargo paketine sığdırılmış mavi bilyelerimi
Eteklerinden sal yüreğimin senli bahçelerine.
Bendeki “ adın” alabildiğine “ hayat”,
Bendeki” hayat “ alabildiğine “ sen” olmuşken
Sana kavuşmam bir ölüm sonrası gelsin sevgili.

Sustuğumuz harf miktarı konuşurken sevdayı,
Yaşadığımız hayat kadar
Gözlerine sakla beni sevgili.

OSMANLI ARMASI

Arma kimliği anlatan, bir işarettir. Resimler, harfler ve şekillerden oluşur. Bir devleti, hanedanı ya da şehri anlatır. Devletlerin insanları tarafından benimsenen armaları vardır.
Osmanlı armasının üzerindeki sembolleri en tepeden başlayarak şöyle sıralayabiliriz:
En tepede bir güneş şekli ve onu çevreleyen güneş ışıkları vardır. Güneş şeklinin ortasında armanın ait olduğu dönemin hükümdarlarının tuğrası yer almakta. Onun altındaki yukarıya açık hilalin üzerinde Arapça “Osmanlı devletinin hükümdarı olan … han, ALLAH( c.c)’ın Muaffak kılması ve yardımına dayanır ve öylece hüküm sürer.” anlamına gelen bir söz yazılı.
Onun altında, armanın tam göbeğine gelecek şekilde aynalıklı kalkan motifi var. Bu kalkanın çevresinde yıldızlar bulunuyor. Bu yıldızların sayısı çok zaman 12 adet ile sınırlandırılmış olup 12 burcu temsil eder. Böylece Osmanlı, kâinatın merkezine yerleştirilmiş olur.
Kalkanın hemen üzerinde de devletin kurucusu Osman Gazi’yi temsil eden bir sorguç vardır ki Osmanlıların köklerine ne kadar bağlı olduğunu anlatır.
Kalkanın sağ yanında Osmanlı sancağı yer alır. Renkli armalarla kırmızı ile gösterilir. Onun karşısında ise hilafet sancağı bulunur. Hilafet sancağının rengi aslında siyah iken, arma üzerinde hemen daima yeşil renkte gösterilmiş ve bazen üzerinde üç hilal kondurulmuştur.
Merkezdeki kalkandan Osmanlı sancağı yönüne doğru uzanan şekiller ise şöyle sıralanmaktadır:
Sancağın üzerinde bir ok var. Sancak alemini altında baltacıklar ocağının kullandığı tek taraflı bir çift yüzlü teberler (balta) bulunur. Sonra mızrak ve altında el sperlikli tören kılıcı vardır. Sonra ağızdan dolma bir top ve altında savaş kılıcı yer alır. Hemen altında bozdoğan (gürz) görülür. Top ile bozdoğanı sancaktan ayıran boynuzdan yapılan boru ise savaş ilanını ve sonra da mehterhaneyi temsil eder.
Armanın sol yanında, yani hilafet sancağı yönünde uzanan semboller yine yukarıdan aşağıya şöyle sıralanırlar:
Sancak aleminin altında süngü takılmış bir tüfek, altında tek yüzlü teber (balta), sonra toplu tabanca ve topuz başlı asa mevcuttur. Asanın şeşper (savaş araçlarından altı dilimli topuz) topuzu kenarına asılı olan terazi adaleti temsil eder. Terazinin kitap şekilleri üzerine oturtulmuş olup bu kitaplardan üstteki Kuran-ı Kerim, alttaki ise diğer hukuk metinleri yerine geçen kanun kitabıdır.

Hilafet sancağının altındaki çiçek şekilleri Osmanlı’nın estetik yönünü gösterir. Buket arasında ki güller hilafet sancağı üzerinde manevi ilhamlar sebebiyle bulundurulur. Buketin hemen altında bir çapa (gemi demiri) yer alır ki denizciliğin sembolüdür.

Arma göbeğindeki kalkanın hemen alt yanın da dik duran bir borazan mızıka takımını; onun altında çaprazlama duran tirkeş (ok kuburu, sadak) ile meşale de gece donanmalarını ve ok müsabakalarını hatırlatır.
Armanın alt tarafını boydan boya süsleyen inci defne yaprakları, çiçek motifleri arasından beş tane madalya sarkar. Bu madalyaların isimleri şöyledir: İmtiyaz nişanı, Mecidi nişanı, İftihar nişanı, Osmanlı nişanı ve Şefkat nişanı.

Vazgeçtiğim

Vazgeçtiğim;

Vazgeçtiğim;
Vazgeçildiğim anımda çıktın karşıma.
Dünlerimin tozunu almamıştım henüz ve darmadağınıktı bütün anılarım…
Suskunluğum birikmişti dudaklarımda.

Vazgeçtiğim;
Vazgeçildiğim anımda çıktın karşıma. Sefildim…
Pimi çekilmiş bekliyordum gerçeğin içinde; gidenlerin ardından kalan etten duvarlarım vardı…

Kafamın içinden; ardından ağladıklarımı yollamamıştım henüz.
Kendimi dünümde yaratmıştım…
Bugünüm için yaşayan bir “ben”e yer yoktu bu yolculukta.

Kurşun sesi kadar hızlıydı acılar yüreğime otururken… Ne kurşunu havada tutabiliyordum ne de sevdayı sıcak bir yürekte…
Benim alışverişlerim de hiç adil olmamıştı zaten acılarımı nakit yaşayamamıştım hiçbir zaman… Vadesini bir ömür ödüyordu yüreğim.

Zemherilerim; mevsim dönüşlerini yaşamadı hiç ve düş bahçelerim için bahara geçit vermiyorlardı. Yaramazlıkları sonrasında uslanmış bir çocuk edasıyla dolanıyordu yalnızlığım düş bahçemin zemherisinde; zemherilerim bile ipotekliydi…

Darmadağın mazimin nazını çekiyordu bugünüm…

Vazgeçtiğim;
Vazgeçildiğim anımda çıktın karşıma.
Davetsiz bir konuk gibi geldin…
Ne gel diyebiliyordum
ne de git…

Bugünüm ve düşlerim için köprü olma hevesi vardı duygularında.
Ne diyebilirim ki Sana?

Gerçeğime düşün elleriyle dokunacaksan gir içeri
Gerçeğime aşkın yalanlarını söyleyeceksen gir içeri
Dağınıklığımı dağınıklığınla toplayacaksan
mühürlü olanları açacaksan gir içeri…
Kurşunu havada
sevdayı yürekte tutacaksan gir içeri…

Yalan da olsa gir
gerçek de olsa…
Nasıl olsa ikisi de yaralıyor insanı
Farketmez Vazgeçtiğim…

Nasıl olsa ne kurşunu havada tutabiliyorum ne de sevdayı sıcak bir yürekte…

BurÇlarIn biRbirİyle iliŞkiSi

BurÇlarIn biRbirİyle iliŞkiSi

Eğer siz bir Koçsanız:
Koç’dan kozmik ilişki zevki alırsınız. Boğa, size sahip çıkar, ikizler de size sahip çıkar; ama şaşırtabilir. Yengeç, size güven verir. Aslan, sizi mutlu eder, Başak’la herşey rutin olacaktır. Terazi’den çok şey öğrenebilirsiniz. Akrep’ten uzak durmanız yararlı olur. Yay size keyif verecek ve etkileyecektir. Oğlak, sizi geliştirir ve ilerletir. Kova zor iştir. Balık sizi tutamaz.

Eğer bir Boğa’ysanız: Koç sizi sever; ama yorabilir. Boğa düşünsel arkadaşınız ve rehberinizdir, ikizler kozmik ilişkinizi sağlar. Yengeç sizi hayal evreninde tutuklar. Aslan size güven duygusu verir. Başakla uyumlu ve mutlu olursunuz. Terazi çelişkiler getirir ve şaşırtabilir. Akreple zıtlaşır; ama ondan çok şey öğrenirsiniz. Yay sizi ateşler; ama tükenebilirsiniz. Oğlak güvencelidir; ama tutuculuğu sizi sıkabilir. Kova sizin kariyerinizi etkiler; ama artı veya eksidir. Balık sizin için iyi ve güzel bir süstür ama bıkabilirsiniz.

Eğer bir İkizler’seniz: Koç’tan hoşlanır; ama bıkabilirsiniz. Boğa egonuza ve değişkenliğinize katlanamaz, ikizler sizsiniz ve de ikiniz bir arada..! Yengeç sıkıcı gelebilir. Aslan sizin kozmik bağınızdır. Başak size güvenlik verir. Terazi ile uyumlu ve huzurlu olursunuz. Akrep mi? Bakın onu yoramazsınız. Yay’dan çok şey öğrenebilirsiniz. Oğlak yükünüzü paylaşabilir. Kova heyecan vericidir; ama vizyonlarınız farklıdır. Balık sizi geliştirir ve ilerletir.

Eğer bir Yengeç’seniz: Koç sizi geliştirir ve umut verir. Boğa’ya hayran olabilirsiniz; ama sadık kalın, ikizler size dayanamayabilir. İki Yengeç yanyana nasıl yürürler? Aslan kolay olmayacaktır. Başak mı? Evde mutlu olursunuz. Terazi size güvenlik verir ve kozmik bağınızdır. Akrep ile uyumlu ve mutlu olursunuz. Yay, öğretici; ama zorlayıcıdır. Oğlak’tan çok şey öğrenirsiniz. Kova ile aynı kaba sığmazsınız. Balık hoş olabilir; ama rüzgar değişebilir.

Eğer bir Aslan’sanız: Koç’la farklı otlakları paylaşıp arada bir buluşun. Boğa sizi geliştirir ve geleceği gösterir, ikizler sizi zengin edebilir; ama nasıl? Yengeç’ten memnun olurken, sıkılabilirsiniz. İki aslan bir arada kükremezse iyi bir birliktelik olabilir. Başak başaktır; ama onu yemeye kalkmayın. Terazi işinize yarayacak, size destek olacaktır. Akrep size güvenlik verir. Yay ile uyumlu ve mutlu olursunuz ve de kozmik ilişkinizdir. Oğlak sizi taşıyabilir. Kova’dan her şeyi öğrenebilirsiniz. Balık mı? Hoş, romantik; ama geçici olacaktır.

Eğer bir Başak’sanız: Koç mantığınızı güçlendirir. Boğa sizin gizli gücünüzdür. İkizler sizin kariyerinizi etkiler. Yengeç sizi sakinleştirir. Aslan sorumluluğunuzu paylaşabilir. Başak sizi ısıtır. Terazi sizi ölçer, biçer ve tartar. Akrep, korkunuzdur. Yay sizin için sınırsızlıktır ve güven verecektir. Oğlak’la uyumlu ve ve mutlusunuz. Kova sizin kozmik bağınızdır. Balık’dan çok şey öğrenebilirsiniz.

Eğer bir Terazi’yseniz: Koç’tan çok şey öğrenebilirsiniz ve kozmik bağınızdır. Boğa karizmatiktir; ama onu sınırlamayın. İkizler’i idare edebilirseniz, başarırsınız. Yengeç sizi geliştirir ve güçlendirir. Aslan sizi sevecektir ve beklentileri ciddidir. Başak kadar düzenli ve istikrarlı mısınız? Terazi iki tane olursa, iş Yargıtay’a gidebilir. Akrep’in gizemi etkileyecektir; ama sadece bir dönem. Yay çok eğlendirici olabilir. Oğlak size güvenlik duygusu getirecektir. Kova ile uyumlu ve mutlu olursunuz. Balığı dengelemekle korkutmazsanız, mesele kalmayacaktır.

Eğer bir Akrep’seniz: Koç’la erotik şovlara hoş geldiniz. Boğa’dan çok şey öğreneceksiniz. İkizler kozmik ilişkiyi sağlar. Yengeç’ten sıkılabilirsiniz. Aslan sizin kariyerinizi etkiler. Başak eğer seksiyse, keyifli olabilir. Terazi sizi aydınlığı çıkarabilir. Akrepler bir arada güneşi unutabilirler. Yay mı? Zor iş doğrusu, iki cambaz misali. Oğlak gizeminizi artırabilir. Kova size güvenlik ve güç verecektir. Balık’la uyumlu ve mutlu olursunuz.

Eğer bir Yay’sanız: Koç ile uyumlu ve de mutlusunuz. Boğa, sizin iyi dostunuzdur. İkizler’lerden çok şey öğrenebilir, yararlanabilirsiniz. Yengeç kısa dönemde sizi mutlu edecektir. Aslan sizin kozmosla olan ilişkinizi sağlar. Başak, size yaşam yolunda gelişim getirir. Terazi ve Yay estetik olarak güzeldir. Akrep? Dedim ya iki cambaz. Yaylar çok şeyi paylaşırlar; ama en çok da dostluğu. Oğlak bunaltıp kısıtlayabilir, Kova ile kozmolojik boyutlar yaşayabilirsiniz. Balık, size güven sağlayacaktır.

Eğer bir Oğlak’sanız: Koç size güven verir. Boğa ile uyumlu ve çok mutlu olursunuz. İkizler kısa bir süre sonra sizi çıldırtabilir. Yengeç’den çok şey öğrenirsiniz. Aslan gücünüzü artıracaktır. Başak ekonomik güvencenizdir. Terazi sizin ilerlemenizi sağlar ve kozmik bağınızdır. Akrep çok keyifli başlayacaktır; ama ne zamana kadar? Yay zevk verecektir; ama uzun sürmez. Oğlakların ikisi bir inat heykeli oluşurabilirler. Kova size göre zannedebilirsiniz; ama sınır koymazsaniz. Balık sizi sinirlendirir, duygularına erişmelisiniz.

Eğer bir Kova’ysanız: Koç size aşıksa, sadık kalmalısınız. Boğa size güvenlik ve güç verir, İkizler’le uyumlu ve mutlu olursunuz. Yengeci küçümsememelisiniz. Aslan’dan çok şey öğrenebilirsiniz. Başak ruhunuzu dinlendirebilir. Terazi’ye sık sık hesap vermelisiniz, Akrep sizi geliştirir ve ilerletir. Yay kozmik bilincinizi sağlar. Oğlak, olacak iş değil, uçamazsınız. İki Kova düzeni değiştirebilirler. Balık size pasif gelebilir, duygularını öğrenmelisiniz.

Eğer bir Balık’sanız: Koç sizi yorabilir; ama kontrolü kolay olabilir. Boğa yaratıcıdır, ruhunuzu teşvik eder, güç verir, ikizler size güven ve huzur verir. Yengeç ile uyumlu olursunuz. Aslan cazibelidir; ama dolaşmayı sever. Başak’tan çok şey öğrenebilirsiniz. Terazi ilginç ve ekonomik olabilir. Akrep gizeminizi ikiye katlar; ama siz bilirsiniz. Yay sizi evrimleştirir ve geliştirir. Oğlak size göre değildir, pamukla demir gibi. Kova evrensel ilişkilerinizi sağlar, iki balık akvaryumdan kolay kolay çıkamazlar.

Mavi Gül Efsanesi..

Uzun çok uzun yıllar önce mutluluk ve güzellik içinde yaşayan bir topluluk varmış. Başarılı, sevecen,dürüst insanlarmış bunlar. Bu toplumu çekemeyen komşuları ise mutluluklarını bozmak için çeşitli planlar kurar dururlarmış.Amaçları ise kaleyi içten işgal etmekmiş. Hemen işe koyulmuşlar tabi. Kısa bir zaman sonra bu mutlu toplulukta isyanlar ve kavgalar başlamış. Bunu fırsat bilen diğer topluluklar ise hemen savaş açmışlar. Kendi iç savaşları yetmezmiş gibi birde, diğer toplumlarla yıllarca savaşıp iyice yılan bu insanlar göç etmeye karar vermiş. Savaştan arta kalanlar yollara düşmüşler huzuru bulmak için. Dolanıp durmuşlar. Ve bir gün bir tipinin ortasında kalmışlar. Ama ne tipi; tam 15 gün sürmüş. Bittiğinde ise bulundukları yerin dağlarla korunaklı bir yer olduğunu keşfetmişler. Güneşin güzel ışınları karlarda dans ederken,uzakta başını gökyüzüne kaldırmış duran MAVi bir gül görmüşler. Saatlerce bu güle bakıp hayal kurmuşlar. Bu gül onları öylesine etkilemiş ki, çiçeğin bir sihirli, bir gücü olduğuna inanmışlar. Nasıl inanmasınlar ki soğuk bir bölgede sıcağı seven bir gül duruyor. Bu çiçeğin onları koruyacağına inanmışlar ve oraya yerleşmeye karar vermişler. Yıllarca mesut yaşamışlar; eski güçlerine tekrar kavuşmuşlar bu bölgede. Tabi biricik gülleri de onları yalnız bırakmamış; her yıl ayni yerde ve zamanda çıkmaya başlamış. Ünleri yine tüm dünyayı sarsmaya başlayınca herkes şaşırıp kalmış bu işe. Gel zaman git zaman bir gün MAVİ gül çıkmamış. Hemen ertesinde ise o mutlu toplulukta kaybolmuş.Ticaret yapan kervanlar bir gün bu ülkeye gelince o topluluğu bulamamışlar.Kimse o güzel insanların ve gülün akıbetini çözememiş. O toplumdan ise sadece ağızdan ağza söylenen şu sözler kalmış :

” – Saflığın, Dürüstlüğün, Sevginin, Onurun, Mutluluğun, Özgürlüğün çiçeğidir Mavigül.

Bizler bu çiçek sayesinde sevgiye ve özgürlüğe ulaştık; Yaşamın gizemine eriştik… Şimdi ise mutluluğa eriyoruz..! Size bir armağanımız olacak. Mavi Gülü size de bırakacağız; Yaşamın anlamını öğrenmeniz için. Bu EFSANE ÇİÇEK dünyanın herhangi bir yerinde ve herhangi bir zamanda ortaya çıkarak sizi şaşırtacak. Onu görenler ise dünyanın en bahtiyar, en mutlu ve şanslı insanları olacaklar. ”

İşte efsane böyle* inanıyoruz ki; herkesin hayalinde yaşattığı bir Mavi Gülü vardır.Mavi gül zerafetin ve sevginin simgesidir.sizde sevdiğinize sevginizin simgesi olan Gülü verin..Mavi gül efsanesi,Sevginin ışığı yolunuzu aydınlatsın.

AH YÜREĞİM SENDEN BAŞKA

En acı yaLnızLık, senin verdiqin yalnızLık oLuyor.
Sen yokken ßir$ey düqümLeniyor ßoqazıma,yutkunamıyorum.
Nefes aLamıyorum,sıkı$ıyor kaLßim.
ßuLunduqum yerde yıqıLıp kaLacakmı$ım
ve ßirdaha hiç kaLkamayacakmı$ım qißi qeLiyor ßana .
Oysa senden öncede yaLnız kaLdı ßu yürek.
GidenLerin ßıraktıqı tortuyu ta$ımayı ßiLdi.
ßir tek sen ßöyLe çaresiz ßırakıyorsun ßeni.
ßir tek sen yokLuqunLa ßeni öLüme ta$ıyorsun.
Ama eLini uzattıqında deqi$iyor her$ey.
YokLuqunun diLimde ßıraktıqı o acı tat, kaLßimdeki o ağrı,
yüzümdeki o üzqün tavır kayßoLuyor.
Yüreqim deLi ßir ırmak qißi çaqLamaya ßa$Lıyor.
Hiç ßitmeyen ßir ço$kunun içinde ßuLuyorum kendimi.
RenkLerin qüzeLLiqini yeniden ke$fediyorum.
Her renqe senin adını veriyorum.
ßa$ka hiç ßir duyqu sana yakın oLmanın,
seninLe oLmanın verdiqi hazzı vermiyor ßana.
Sana uLa$acaksam eqer, hiç $ikayet etmeden kat ediyorum kiLometreLeri.
YoLLarı, içimdeki tarif ediLemez o deli heyecanLa a$ıyorum.
Gördüqümde seni titriyorum, ßir yaprak qißi saLLanmaya ßa$Lıyorum.
SakLayamıyorum qüLü$Lerimi.
Sevinç duyqusu, yüzümden ßütün hücreLerime yayılıyor.
“ne qüzeL” diyorum, “ya$amak ne qüzeL”…
Gerçektende öyLe…
seninLeyken hiç ßir$eyden korkmuyorum.
Her zorLuqa katLaßiLecek qücü sen veriyorsun ßana.
ßirde anLataßiLsem sevdanı…
Yetersiz kaLıyorum, ßu a$kı tarif edecek kelime ßuLamıyorum.
Yaßtıqım her $eyde, qittiqim her yerde sen oLuyorsun.
Yinede seni sana $ikayet etmekten ßa$ka çarem yoq.
Zamansız qidi$Lerin feLç ediyor ßeni,
yaßma… ßöyLesine severken seni, yokLuqunun acısına dayanmak koLay oLmuyor.
Hani sen varken tıkır tıkır i$Leyen zaman,
yokLuqunda duruyor. Ne qece qeçiyor, ne qündüz.
Ne içtiqim suyun tadı var, ne yediqim yemeqin.
GünLerce aç kaLsam hissetmem,ßiLiyorum.
Sitemimdir, doqru.
YokLuqunun ßu kadar dayanıLmaz oLduqunu söyLemeyißde sakLasam kime faydası oLacak?
Her zaman duyquLarın açıkça ifade ediLmesinden yana oLan ßen,ßunu sakLayaßiLirmiyim ki ?
Gitme yâr, sensizLiqin o korkunç qirdaßında tek ßa$ıma ßıraqma ßeni.
Seni ya$amak istiyorum seni…. ve senden ßa$ka hiç kimse kandıramayacak ßeni…