Hukuki sorularınız ve cevaplarım #56

Eşimin beni aldattığını öğrendim. Elimde her türlü kanıt var. Eşim de anlaşmalı boşanma istiyor. Maddi ve manevi tazminat veya velayet için ne yapabilirim?
Birincisi anlaşmalı boşanma dediğiniz zaman zaten boşanma şartlarında da anlaştınız demektir. Tazminat derseniz bu işte maddi tazminat değil manevi tazminat söz konusu olur. Dolayısı ile bir tazminat miktarı konusunda anlaştığınız takdirde adının ne önemi var. Sizin sorunuz ihtilaflı boşanmalar için önem kazanır. İhtilaflı boşanmalarda maddi tazminat, boşanma nedeni ile maddi kayba uğrayanlar için. Manevi tazminat ise tam sizin için. Aldatan eş, karşı tarafa hakimin tayin edeceği manevi tazminatı öder. Çocuğun velayeti konusunda ise hakim çocuğun menfaatini düşünerek karar verir ama aldatan eş yönünden elbette bu bir eksi puandır. Buna göre düşünün karar verin.
Eşimden boşandım ve kızlık soyadımı kullanmak durumundayım. Ancak bu defa çocuğumun soyadı ile fark ortaya çıkacak ve benim bulunduğum çevrede (yurt dışında) bu husus toplumda problem oluyor. Ben eşimin soyadını alabilir miyim?
Genel kural olarak boşanan kadın eski soyadını kullanmaya başlar. Ancak kadın boşandığı kocasının soyadını kullanmakta menfaati bulunduğu ve bunun kocaya bir zarar vermeyeceğini ispatlarsa istemi üzerine hakim kocasının soyadını taşımasına izin verir. Bakın böyle bir imkanınız var. Ancak bir hatırlatma daha yapmamda yarar var. Koca, koşulların değişmesi halinde bu iznin kaldırılmasını isteyebilir. Koşulların değişmesi de bu soyadı kullanımının eski eşinize zarar vermeye başladığının iddia edilmesi suretiyle olması gerekir. Tabii sizin çocuğun durumunu düşünmeniz haklı bir neden olarak görülüyor.
Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 34′üncü maddesine göre kat malikleri yöneticiden teminat isteyebilirler mi? Büyük işler için komisyon oluşturulabilir mi?
Okuyucumun sorusu kanunda olup da tatbikatı olmayan bir madde. Evet, Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 34′üncü maddesinin sekizinci fıkrasında yönetimden teminat istenebileceği hükmü var. Ancak anlaşılan o ki kanun yapılırken, yöneticinin epey büyük paraları da yöneteceği düşünülmüş ve böyle bir hüküm getirilmiş. Hatırlıyorum kanunun ilk çıktığı 1965 ve sonrası yıllarda apartmanlarda (ki o zamanki apartmanlar bugünkülerin yanında cüce kalırdı) millet yönetici olmak için çırpınır hatta kulis yapardı. Sonraki yıllarda bu işin nasıl bir yük olduğu, nasıl bir sorumluluk olduğu görülünce bu defa apartmanlarda yönetici bulma sıkıntısı yaşandı. Bugün hiç kimse yönetici olmak istemiyor. Onun için bir de yöneticiden teminat isterseniz hiç kimse bu işe girmez. Zaten tatbikatı da olmamıştır. Komisyon konusuna gelince. Yönetici veya yönetim kurulu bertaraf edilmeden önemli işler için komisyon kurulabilir. Komisyon yönetim kuruluna yardımcı niteliktedir, kurulmasına kat malikleri kurulu karar verebilir.
İki arkadaş güvenlik görevlisiyiz, günde 12 saat çalışıyoruz. Bu beş yıldır böyle. Haftalık tatil yok, çalışmamız da seksen dört saati buluyor. Buna karşın fazla mesai vermiyorlar. Ücretimizi elden ödüyorken ücretimiz asgari ücretin üstündeydi, şimdi bankaya asgari ücret olarak yatıyor. Ne yapabiliriz?
Size fazla mesai yaptırıyorlar diyeceğim ama bu fazla mesaiyi de geçmiş. Bir kere fazla mesai yapacak işçi buna muvafakat etmelidir. Zorla fazla mesai olmaz. Haftalık mesai kırkbeş saattir. Bu, günde onbir saat olmak üzere günlere bölünebilir. Bunun dışındaki çalışma saatleri fazla mesaidir ve yukarıda dediğim gibi çalışanın kabulüne bağlıdır. Çalışılan her fazla mesai saati için normal ücretin yüzde elli zamlı rakamı ödenir. Fazla çalışma süresinin toplamı senede iki yüz yetmiş saatten fazla olamaz. Oysa sizinki senede bin sekiz yüz yetmiş gibi rakamlara ulaşıyor. Peki ne yapılabilir? Öncelikle fazla mesailerinizi isteyeceksiniz. Sonra eskiden aldığınız maaşın indirilmeden ödenmesini isteyeceksiniz. Daha sonra fazla mesailerin yasal sınırlara çekilmesini isteyeceksiniz. Bunlar karşılanmazsa da isterseniz sözleşmenizi haklı nedenlerle bitirip bütün bunları iş mahkemesinde talep edeceksiniz. Seçim sizin.




















