Turizm

Turizm

Yeni trend Bozcaada

Son yıllarda ise Bozcaada yeni turizm rotalarından birisi olarak karşıma çıkmaya başladı. Bozcaada’yı daha önce ziyaret etmiş olan arkadaşlarımdan ve internetten topladığım bilgiler ile yola çıktım.

Çanakkale’den 65 km uzaklıktaki Geyikli limanından arabalı feribot ile yaptığım yarım saatlik bir gemi yolculuğun ardından Bozcaada’ya vardım. Birbirinden şirin evlerin arasındaki dar sokaklarda dolaşırken pansiyon ve otellerin tabelalarını takip ederek kalacağım oteli kolaylıkla buldum. Büyük şehirlerde edindikleri tüm birikimleri Bozcaada’da aldıkları Rum ve Türk evlerini otel ve pansiyona dönüştürenler adadaki turizm potansiyelini artırmayı başarmışlar.

BOZCADA

Adanın haritası alıp koyları gezerek adayı turlamak için bir gün ayırmak yeterli. 12 koy ve burun bulunan adada bağlar dışında yeşillik yok denecek kadar az. Rüzgara açık kısımlarında ağaç yetişmemesinden dolayı ada boz bir görüntüye sahip. Birbirinden farklı mimarilere sahip taş evler birer motif gibi adanın çorak arazisine yayılmış. Adanın kuzeyi daha şiddetli rüzgar aldığından buradaki kumsallardan denize girmek oldukça tehlikeli.

Koylar dışında Bozcaada kalesi ve birkaç tarihi yeri gezdikten sonra geriye kalan zamanı geçirmek için en uygun adres deniz oluyor. Adada denize girebileceğiniz birkaç plajdan en büyüğü olan Ayazma plajı aynı zamanda en popüler plaj konumunda. Adanın güneyinde yer alan plaj kuzeyi kadar rüzgar almadığından daha sakin bir denizde yüzme şansı buluyoruz. Temmuz ayı olmasına rağmen deniz oldukça soğuktu.

Sabah kahvaltısında domates reçelini görünce şaşırmayın. Domates reçeli Bozcaada ile özdeşleşmiş artık. Diğer reçeller kadar aşırı tatlı olmadığı için dişleriniz kamaşmadan bol bol yiyebilirsiniz.

ÜZÜM EKONOMİSİ

Adanın nerdeyse üçte birini kaplayan bağlar turizm ile birlikte ada ekonomisinin can damarlarını oluşturuyor. Sirkesinden şarabına, yaprağından meyvesine kadar Bozcaada’nın üzümleri önemli bir gelir kaynağı. Şarapçılık geleneğinin çok eski yıllara dayandığı adanın şarap fabrikalarını ziyaret edip üzümün nasıl şaraba dönüştüğünü görebilirsiniz. Adada dört büyük şarap fabrikası bulunuyor ve hepsi kapılarını ziyaretçilere açmış. Bunun dışında üretim yapılan bağ evleri de bulunmakta.

RÜZGAR GÜLLERİ

Türkiye’nin ilk rüzgar santralleri artık Bozcaada ile özdeşleşmiş. 17 tane rüzgar gülü otuz bin kişinin elektrik ihtiyacını karşılıyor. Rüzgar güllerinin sayısının 17 olması bir tesadüf mü yoksa Çanakkale’nin plaka kodu olan 17 özellikle mi seçilmiş diye düşünmeden edemedim. Adanın batı ucunda yer alan rüzgar güllerini görmeye akşamüstü giderseniz günbatımını izleme fırsatı da bulursunuz.

BALIK KEYFİ

Bozcaada’da ne yenir ne içilir diye düşünürken aklımıza ilk gelen balık oluyor. Sahilde yan yana sıralanmış balıkçılarda bir balık keyfi yapmaya karar veriyoruz. Sürpriz bir hesap ile karşılaşmamak için balığınızı seçerken fiyat sormanızda fayda var. Fiyatlar İstanbul boğazındaki balık restoranları ile nerdeyse aynı.

Üç günün sonunda adanın her köşesini gezmiş olarak dönüş için yola koyuluyorum. Bozcaada hatırası hediyelik eşyaları merkezde uygun fiyatlara almak mümkün. Üç dört günlük kısa bir tatil düşünenler için Bozcaada güzel bir alternatif.

BUNLARI UNUTMAYIN

Bozcaada akşamlarının temmuz ayında bile serin olduğunu aklınızda bulundurup yanınıza hırka ceket gibi kalın bir kıyafet almayı unutmayın. Adada sadece Ziraat Bankası ve İş Bankası’nın atm makineleri bulunuyor ve kredi kartı her yerde geçmiyor. Adada Ayazma plajına giden minibüsler dışında toplu taşıma olmadığından adayı keşfetmek için özel aracınız ile adaya geçmenizi tavsiye ediyorum.


Planlı tatil, plansız sorunları engeller


Tatil için farklı planlarınız olabilir. Aklınızdan ne tür bir tatil geçerse geçsin, hazırlıklı olmak ve planlamak yabancı bir ortamda sizi her an yakalayabilecek olan sorunları bertaraf etmenizi kolaylaştırır
Bahar geldi artık; hâlâ arada yağmur yağıyor olsa da kimse bu gerçeği değiştiremez. Önümüzdeki sıcak yaz günlerinin heyecanı gazete ilanlarına yansımış, baksanıza her birinde boy boy “erken tatil rezervasyonu” ilanları. Yani her şey sanki sizi tatile yollamak için işbirliği içerisinde, artık bu kumpastan kurtulmanın yolu yok gibi. Herkesin tatil deyince aklına gelen farklı; bazıları kumsalda uzanıp dinlenmeyi bazıları sabahlara kadar dans etmeyi planlar. Bir kısmı ise herkesten farklı olarak doğayla baş başa uygarlıktan uzak bir tatilin yolunu gözler, uzak seyahatlerin hayali ile yanıp tutuşur. Aklınızdan ne geçerse geçsin hazırlıklı olmak ve planlamak her an sizi yabancı bir ortamda yakalayacak sorunları bertaraf etmenizi kolaylaştırır. İzcilerin dediği gibi “Hazır olun”.

RİSKLER NELER?
Gidilecek yerdeki yaşam ve konaklama şartları ne derece iyi ise ortaya çıkabilecek risk ihtimali nispi olarak azalır. Buna karşın kişideki daha önceden var olan sağlık sorunları mutlaka göz önüne alınmalı. Tatil için büyük şehirlere seyahat edenlerde sorun çıkma olasılığı, konaklama şartlarının kötü olduğu temiz su ve uygun yiyecek bulmanın insanı zorladığı ve gerekli sağlık hizmetlerine ulaşma imkânının bulunmadığı doğa ile baş başa kalınan gezilere çıkanlara göre çok daha az. İkinci durumda hastalıktan korunmak için çok daha ciddi ve sıkı önlemlerin alınması gerekli. Hatta bulaşıcı hastalıkların yaygın olduğu tropik ülkelere seyahat planlanıyorsa belirli aşıları yaptırmak bile gerekebilir. Her şeye her zaman hazır olmak mümkün değil ama planlama işleri kolaylaştırır.

İŞLERİNİZİ PLANLAYIN
Birçoğumuzun çok yoğun bir yaşamı olduğundan bu yüzden tatile çıkmadan önce yapmamız gereken birçok işi son dakikaya bırakırız. Bu ise tam tatile çıkmadan önce sağlıklı ve kuvvetli olmamız gerekirken, bizi bitkin düşürür. Eğer siz de böyle biriyseniz bu sene değişik bir şeyler deneyin. Önünüze bir takvim alın ve yeterli bir süre öncesinden her gün tatil için ne yapacağınızı planlayın. Son dakikada aksaklıklar ya da pürüzler ortaya çıkabilir ama siz yine de işin çoğunu yapmış olacaksınız.

İLAÇLARI GÖZDEN GEÇİRİN
Reçete ile almanız gereken düzenli kullandığınız ilaçlarınız var ise bunların tatilde yetecek miktarda elinizin altında olduğundan emin olun. Hayati önem taşıyan ilaçlarınızı, bavulunuzun kaybolabileceğini göz önünde bulundurarak yanınızda taşıyın. Eğer yabancı bir ülkeye seyahat ediyorsanız bunun yanında başka önlemler de almanız gerekir. İlaçlarınızı kendi orijinal şişelerinde taşıyın. İlaç listenizdeki ilaçların yanına içindeki etken maddenin adı olan jenerik isimlerini de yazmayı unutmayın. Çünkü aynı ilaçların isimleri farklı ülkelerde farklı olabilir. Eğer jenerik isimleri bilmiyorsanız doktorunuzdan ya da eczacınızdan öğrenebilirsiniz. Eğer şüpheleniyorsanız, reçete ile kullandığınız ilacın gideceğiniz ülkede yasadışı narkotik ilaç grubuna girip girmediğini bu ülkenin konsolosluğu vasıtası ile kontrol edin. Daha önceden geçirdiğiniz ciddi bir hastalığınız varsa doktorunuzdan bu durumu diğer doktorlara açıklayan bir mektup taşıyın.

SİGORTALARI YAPTIRIN
Sosyal güvenlik kartınızı, kurum kimliğinizi ya da özel sağlık sigortanız var ise bunun belgelerini yanınıza almayı unutmayın. Başka bir ülkeye gidiyorsanız mutlaka bu ülkeyi de kapsayan bir seyahat ve sağlık sigortası yaptırın. Bu sigorta oradaki hastane ve bakım masraflarınızı, yakınlarınızın masraflarını ve gerekirse hava yolu ile ülkeye transferinizi karşılamalı.

Listenizi kontrol edin
Aşağıdaki liste Amerikan Acil Hekimler Birliği’nin tavsiyeleri üzerine oluşturulmuş. Listedeki her şeye ihtiyacınız olmayabilir, gittiğiniz yere göre değerlendirme yapıp gerekenleri alabilirsiniz yanınıza. Ama öncelikle bir seyahatte kaçınılması gereken ilk şeyin bel ağrıları olduğunu unutmadan, size hafif bavul hazırlamanızı tavsiye ederiz. Başka bir şehre seyahat ediyorsanız evinizden taşıyacağınız çoğu şeyi orada da bulabileceğinizi unutmayın; eğer bundan şüpheniz varsa bavulunuza koyun.
Çanta ya da bavulunuzun kaybolabileceğini düşünerek ayrı bir yere konulmuş ilaçlar
Ağrı kesiciler ve ateş düşürücüler
Alerji ilaçları
Burun açıcılar
Araç ve deniz tutmasına karşı ilaç
İshal için ilaç
En az 15 koruma faktörlü güneş kremi ve geniş kenarlı şapka
Sinek ve böcek kovar losyonlar
İshal için rehidratasyon tuz paketleri
Kortizonlu krem
Su arıtma tabletleri
Hafif bir teskin edici tablet
Bir termometre
Elastik bandaj
Steril gaz ve sargı bezi
Yapışan bant
Küçük bir makas
Kıymıkları çıkarmak için cımbız
Antiseptik solüsyon
Anti asit
Hafif bir bağırsak yumuşatıcı ve gaz giderici; magnezyum oksit gibi
Bir öksürük şurubu
Mantar için bir krem ya da losyon
Bakteriler için bir antibiyotikli krem
Ciddi seyahat ishalleri için antibiyotik tablet
Doktorunuz önermiş ise sıtmadan korunma ilaçları
Yaraları temizlemek için oksijenli su
Alkollü el temizleme solüsyonu

Paraşüt

Diyarbakır

GEZİYORUM
Güneydoğu Anadolu’nun tarihi kenti Diyarbakır, Dicle vadisi üzerinde yer alırken, kenti çevreleyen Dünyaca ünlü Diyarbakır Kalesi, uzunluğu beş km yi geçen görkemli surları, camileri, evleri ile Bizans, Selçuklu, Osmanlı eserlerini bünyesinde barındırıyor.

Diyarbakır’ın doğal arazi yapısını çevreleyen Diyarbakır kalesi, Dış kale ve İç kale olarak anılırken, yer yer 12 metreye varan yükseklik, 3 ila 5 metre kalınlık ve beş km yi aşan uzunluktaki surlar tüm görkemini günümüzde de sürdürüyor. Surlar üzerinde bulunan Evli Beden ve Yedi Kardeş burçlarındaki yazı bordürleri, çift başlı kartal, aslan kabartmaları dikkat çekiyor. Dış kalenin dört yöne açılan Harput Kapısı, Urfa Kapısı, Mardin Kapısı ve Su veya Dicle Kapısı olarak adlandırılan Yeni Kapı önemini koruyor. Günümüzde çeşitli restorasyon çalışmaları ile tahrip olan kısımları onarılıp daha bakımlı hale gelen sur kapılarından girerek, Diyarbakır gezimize Ulu önder Atatürk’ün konakladığı Gazi Köşkü’nden başlıyoruz.
Gazi Köşkü.
16 Şubat 1916 yılında Mustafa Kemal Kolordu Komutanı olarak Diyarbakır Doğu cephesine gönderilmiş. Ön araştırma ekibi Mart ayında M. Kemalin Diyarbakır’da rahatça çalışabileceği ve yatıp kalkabileceği uygun bir yer arıyor ve sur dışında yer alan Semanoğlu Köşkü seçiliyor. Diyarbakır evi özelliklerinin taşıyan, iki katlı, siyah beyaz sur taşından yapılma bu ev, 5 Nisan 1926 yılında Mustafa Kemal’e Diyarbakır Belediyesi tarafından hediye edilmiş.

İdarî Teşkilat
Diyarbakır districts.png
Vali: Hüseyin Avni Mutlu
İstatistikler
Nüfus 1.492.828 [1]
― Şehir nüfusu 1.860.511
― Köy nüfusu 441.317
Yüzölçümü 15.355 km²
Nüfus yoğunluğu 97,22 kişi/km²
Genel bilgiler
Bölge Güneydoğu Anadolu Bölgesi
Alan kodu 0412
Valilik Web sitesi diyarbakir.gov.tr






YÖRE MUTFAĞI (GASTRONOMİ)

Devasa boyutlardaki karpuzu ile tanınan Diyarbakır yemek kültürü açısından da zengindir. Cartlak kebabı olarak da bilinen ciger kebabı geleneksel yemekler arasındadır. İçli köfte, çiğ köfte, bulgur pilavı, kaburga, keşkek, lebeni, tatlılardan ise burma, kadayıf ve nuriye ünlüdür. Üzümden yapılan pestil ve sucuk, otlu ve örgü peynir, sumak çokça yenen diğer yiyeceklerdir.

Yapmadan Dönme
DİYARBAKIRYAPMADAN DÖNMEDiyarbakır Surlarını gezmeden, İç Kaleyi görmeden, Ulu cami, Keçi Burcunu görmeden,Malabadi Köprüsünü görmeden,

Eski Diyarbakır Evlerini görmeden,

Cahit Sıtkı Tarancı, Ziya Gökalp ve Arkeoloji Müzelerini görmeden,

Selim Amca’da kaburga yemeden, meyankökü içmeden,

Diyarbakır hasırı almadan

…Dönmeyin.

GEZİLECEK YERLER

Mardin – Midyat

GEZİYORUM
Dünya Miras Listesinde yer alan, Mezopotamya’yı seyreden tarihi kent; Mardin
 
 
 
 

 
 
 
 
 
 

 
Mardin kitaplara sığmayacak kadar derin kültüre sahip bir ilimiz, konunun MÖ.8000 yıllarına dayanan tarihi yönü bir tarafa Urfa-Viranşehir yoluyla gelip de Kızıltepe kavşağından dönerek yükselmeye başlayınca karşınıza bir tablo gibi çıkan çarpıcı özellikteki kent, kiremitsiz evleri, basamaklı, daracık gizemli sokaklarla birbirlerinin havasını, ışığını kesmeyecek şekilde sırt sırta binerek kaleye doğru tırmanıyor.
 
 
 

  

Özellikle akşam güneşinde ışığı arkanıza alıp da, eski Mardin kentinin karşısına geçip adeta bakıştığınızda, kent sizi, siz kenti seyrediyorsunuz! Cephesi size dönük tamamını bir defada görebildiğiniz ender yerleşimlerden biri olan kent aslında uçsuz bucaksız uzanan Mezopotamya’yı seyrediyor, biz araya giriyoruz!. Fakat bu seyir ne bir saate, ne bir güne, ne de daha fazlasına sığacak gibi değil. Günün değişik zamanlarında, mevsimsel ışık efektlerinin sihiri ile her saat başka görünen Mardin de akşam güneşinin kızarttığı gökyüzü ve evlere yansıyan sarartısı içinde ilk dikkati çeken görkemli kale eteğinde omuz omuza vermiş motiflerle süslü kesme taş evlerin dayanışması arasında sivrilen minareler, kiliseler, farklı mimari yapı tarzı oluyor.
Apartman dokusu hakimiyetindeki illerden gelenler için bu görüntü ilk kez Mardin’i görenlerde değişik duygular yaratıyor. Araç giremeyen, çöp toplama dahil taşımacılığın at, eşek, katırlar ile yapıldığı basamaklı sokaklarda yürürken, kemerler altından geçilen dehlizler ilk kez gelen ziyaretçileri hayretler içinde bırakabiliyor! Kapı üstü süsleri, kapı tokmakları, pencereler gibi detaylara dalarsanız kent gezisi içinden kolay kolay çıkabilmeniz hiç mümkün olmuyor ! Yine de Mardin’e gitmeden önce bu ili tanıtan kitaplar okumalı, açıkçası tarihini, coğrafyasını, kültürünü çalışıp gitme ihtiyacı duyuluyor.
Mardin doğal konumu bakımından olduğu kadar ticari ve kültürel ilişkilerin kavşak noktasında bulunması nedeniyle Karadeniz’den Kafkasya’ya, Basra Körfezinden Doğu Akdeniz’e uzanan yolların bağlantı noktası olmuş .Güneyde alabildiğince uzanan Mezopotamya Ovası ve Diyarbakır düzlüğü arasındaki tek geçit olan Mardin Eşiği üzerinde bulunması Mardin’i tarih boyunca vazgeçilmez kılmış. Deniz seviyesinden 1100 m yükseklikteki çevreye hakim konumuyla ele geçirilmesi son derece zor olan kentin doğası Midyat, Hasankeyf, Cizre gibi merkezlerdeki dinsel anıtlarıyla da merak uyandıran gözle görünür bir çekim gücü yaratıyor.
Kentteki Kültürel Miras
Han, külliye, medrese, cami, kilise, manastır, kent müzesi ve tarihi çarşısı ile bir çok gezilip görülecek yere sahip olan Mardin de yöreye has “Telkari sanatı” ünlenmiş bir sanat dalı olarak ilgi çekiyor. Eritilen altın, gümüş gibi madenlerin tel halinde çekilip işlenmesi ile ortaya çıkarılan kullanım eşyaları, bölgeden alınabilecek hediyelik eşyaların başında geliyor. Ayrıca araç giremeyen bir çok sokakta taşımacılığın binek hayvanları ile yapılıyor olması semercilik, nalbantçılık gibi mesleklerin de hala devam edebiliyor olmasına imkan vermiş. Günümüzde semerler yöreyi ziyaret edenler tarafından da dekoratif amaçla kullanılmak üzere satın alınıyor.

  

Mardin gezisinden artan zamanda mutlaka gezilmesi gereken Hasankeyf, Midyat Cizre gibi tarihi değerlere sahip eşi benzeri olmayan özelliklere sahip yerler, gezi severlerin büyük beğenisini kazanıyor. Tarihi platformlar aynı zamanda filmciler, foto safari meraklıları içinde bulunmaz imkanlar sunuyor. Turistlere alışık olan yöre halkı ise hoşgörülü ve yardımsever olup arzu edenlere rehberlik hizmeti veriyorlar. 

 

Mardin Evleri  

Anadolu Türk mimarisinin en özgün örnekleri olarak kabul edilen, bulunduğu topografya ve iklim koşulları ile uyum sağlayan Mardin evleri, Mezopotamya Ovası’nın ucunda yer alması nedeniyle İslam kültür ve mimarisiyle Anadolu Türk kültür ve mimarisi arasında köprü olmuştur. Dik bir yamaç üzerinde düz damlı taş binalar kemer, revak ve taş süslemeleriyle dikkat çekerken, taş oyma sanatı ince detaylarına rastlanıyor. Bazı binaların dış cephelerinde bulunan kitabeler, hat sanatının göze çarpan özellikleri  

olarak dikkat çekiyor. Çeşitli yapılar birbirlerine daracık sokaklar, merdivenler ya da yöre halkının dilinde “Abbara” denilen üstü tonozlu geçitlerle bağlanırlar. Tüm mimari doku açık renkli kalker taşlarıyla oluşmuş olup beyaz, sarı ve kırmızı tonlarda, ki bu taşlar yer yer dönüşümlü kullanılarak renkli görünümler ortaya çıkması sağlanmış. Çok kalın duvarları olan taş evler yazın çok serin kışında sıcak ortamlar yaratma özelliğine sahip. Tahta üzerine demir kaplamalı sokak kapılarında büyük anahtarlı kilitler halkalı ve stilize horoz figürü taşıyan demir dövme kapı tokmakları geçmişten günümüze gelen asırlık eserlerdir. Tokmaklar Evi, Koçhisarlar Evi, Kurtuluşlar Evi, Zeki Eldem Evi, Abdülkadir Paşa / Koçlar Evi, Vakıf Evi gibi birbirinden ilginç yapılar türünün örnekleri olarak büyük beğeni kazanıyor.
Mardin’de gezilecek yerler
Melikşah Ulu Camii(Cami-i Kebir- Merkez Ulucami Mahallesindedir)
Melik Mahmud Camii(Babu’s sor-Merkez Savurkapı Mahallesindedir)
Abdullatif Camii(Latifiye-Merkez İkinci Cadde Cumhuriyet Çarşısı)

  

Zeynelabidin Camii (Nusaybin Merkezinde) 

 

Koçhisar Camii (Dunaysır-Kızıltepe Merkezinde)  

Kasımiye Medresesi (Merkez)  

Zinciriye Medresesi (Merkez)  

Şehidiye Medresesi ve Camii (Merkez Şehidiye Mahallesindedir)  

Sıtti Radiviyye (Hatuniyye Medresesi) (Merkez)  

Selsel Camii(Merkez Teker Mahallesindedir)  

Necmettin Gazi Camii(Merkez Necmettin Mahallesindedir)  

Kasım Tuğmaner Camii(Erkulu-Merkez 1. Cadde üzerindedir)  

Reyhaniye Camii(Şeyh Mahmut-Merkez Hasan Ayyar Çarşısındadır)  

Nasrettin Şehit ve Medresesi (Şehidiye-Merkez Şehidiye Mahallesindedir)  

Hamidiye Camii(Merkez 1 .Cadde Üçyol altındadır)  

Süleymanpaşa Camii(Molla Halil Merkez Şehidiye Mahallesindedir)  

Secaattin ve Mehmet Camii(Zerrer-Merkez Yeniyol üzerindedir)  

Hamza-i Kebir Camii(Merkez Savur Kapı Mahallesindedir)  

Şeyh Abdulaziz Camii(Merkez Cumhuriyet Çarşısının batısındadır)  

Melik Eminettin El Emin Camii(Merkez Eminettin Mahallesindedir)  

Sıtti Radviyye Camii(Merkez Gül Mahallesindedir)  

Şeyh Salih Camii(Sadullah Şar-Merkez Yeniyol üzerindedir)  

Mahmut Türki Camii(Halife-Merkez Diyarbakır Mahallesindedir)  

Zeyd Camii(Merkez Yenikapı Mahallesindedir)  

Sarı Camii(Necmettin veya Maristan)  

Şeyh Çabuk Camii(Merkez Çabuk Mahallesindedir)  

Nizamettin Begaz Camii(Merkez Diyarbakır Kapı Mahallesindedir)  

Kale Camii(Mardin Kalesi içindedir)  

Dinari Camii(Pamuk Merkez Kuyumcular Çarşısında)  

Ulu Camii(Midyat Merkezinde)  

Altunboğa Medresesi(Medrese)  

Hüsamiye Medresesi(Merkez)  

Savurkapı Medresesi(Merkez)  

Melik Mansur Medresesi(Merkez)  

Tarihçesi  

Geçmişin ünlü İpek Yolu bağlantısı olan kent hakkında bir çok efsane bulunmaktadır. Pers krallarından birisinin hasta olan “Mardin” adlı oğlu, dört mevsimi de birbirinden güzel olan bu kentte sağlığına kavuştuğu için onun adıyla anıldığı söylenir. Bir başkası Süryanice kutsal şehir anlamına gelen bu ismin bir Süryani rahip tarafından kente verildiği ifade edilir. Bir başka söylentiye göre ise kentin adı Sasani komutanlarından Mardius’tan gelmektedir. Ünlü tarihçi Hammer, tarihi kaynaklardan  

aynen aktardığını öne sürerek bu adın İran hükümdarı Ardeşir’in bölgeye yerleştirdiği savaşçı kavim Mardlar’dan geldiğini söylemektedir. Roma, Bizans, Arap, Hamdaniler, Şeyhoğulları, Mervaniler, Büyük Selçuklular ve onların ardından Artukoğulları uzunca bir süre yöreye egemen olmuşlar. Daha onraları Karakoyunlular, Akkoyunlular ve Safeviler Mardin’i siyasi sınırları içerisine katmışlardır. 1517 yılında Yavuz Sultan Selim komutanlarından Bıyıklı Mehmet Paşa tarafından Osmanlı toprakları içine alınmıştır.
Dipnot: Dünya mirası kentin tarihi panoramasının korunması gerekçesiyle mimari dokuya uyum sağlamayan ve sonradan inşa edilen yapıların elenip, taş evlere benzer şekilde yaniden yapılması bu mirasın değerini arttıracaktır.
 
 
 

  

  

 

  

   

NE YENİR?
 
 
 
 
 

Güneydoğu acılı kebapları ün şalmış. Bölgenin pul biberleri hediyelikler arasına bile girmiş Pul biberlerle lezzetlenen patlıcanlı kebapların yanı Mardin mutfağının lezzetleri arasında iştah açan nar ekşili acılı, baharatlı salatalar, Kitel adıyla anılan içli köfte, bir tür dolma olan mumbar, taze etten yapılan domatesli Mardin güveci, doğal ortamda beslenmiş kuzu ve oğlakların kol kısmından içine iç pilav doldurulup dikilmesi ve uzun süre buharda pişirilen kaburga dolması, şenbuzek adı verilen lahmacunlar, alinazik, irmik helvası, zerde, sütlaç, yoğurt tatlısı, doyurucu olduğu kadar hazmettirici bir kahve türü olan mırra ile son bulan yemekler yöresel özellikler taşıyor.
Yöresel yemekleri Kızıltepe Sofrası’nda yiyebilirsiniz.
Tel no: 0 (412) 313 21 00 .
 
 

  

  

 

  

  

  








  

Full Body Massage

Vücut Masajı

İsveç Masajı

İsveç Masajı

 

Uzmanlar; vücuda kısmen (lokal) veya tamamen uygulanan klasik masaj ile dolaşım hızını arttırarak dokuları-hücreleri canlandırır, dolaşımı düzenler, kas gerilimini azaltarak konsantrasyonu güçlendirir. Önemli olan masaj yaptıran kişinin günün yorgunluklarından ve stresinden kurtulmasına yardımcı olmak; rahat ve keyifli bir ortamda kendini zinde ve dinlenmiş hissetmesini sağlayabilmektir.

Genellikle vücudun güne zinde başlamasına ya da yaşamın gündelik yorgunluk ve sıkıntılarından kurtulmak amacı ile yapılan genel dinlenme ve gevşeme yöntemi olarak kullanılan masaj türüdür. Önemli olan masaj yaptıran kişinin rahat ve keyifli bir ortamda kendini zinde ve dinlenmiş hissetmesinin sağlanabilmesidir. Genellikle masaj yağı ile yapılır ancak isteğe bağlı olarak bazı durumlarda kayganlaştırıcı malzeme kullanmadan da klasik masaj uygulamak mümkündür.

Süresi yaklaşık 60 dakikadır.

Klasik Masaj (İsveç Masajı) Nasıl Yapılır?

Öfleraj, petrisaj, friksiyon, tapotement ve vibrasyon manipülasyonlarını içeren batı tekniği ile yapılan bir masajdır.

SIVAZLAMA (ÖFLERAJ) : Klasik masaj öflerajla başlar ve öflerajla biter. Bölgesel olarak sıvazlama, tek elle, çift elle, avuç içiyle parmaklarla ya da el sırtıyla yapılabilir. Uyugn bulunursa kolda veya baldırda tek elle yapılan sıvazlama sırt masajında iki elle uygulanabilir. Ayak altında ve parmaklarda ise öfleraj için el ayası ve parmaklar kullanılabilir. Öfleraj kalp yönüne doğru derin basınçla uygulanır ki buna derin öfleraj denir. Başlangıç noktasına dönüşte yani ters yönde ise basınç azaltılır. Buna da yüzeysel öfleraj denir.

YOĞURMA (PETRİSAJ) : Petrisaj kası doğrudan ele alan etkili bir masaj manipülasyonudur. Tek elle veya çift elle uygulanabilen yoğurma hareketleriyle kas, sıkıştırılır ve esnetilir. Kas, tıpkı bir hamurun yoğrulmasına benzer tarzda hareket ettirilir. Petrisaj hareketi ile sıvazlamanın tersine yüzeysel fasya ve onun altındaki dokular sıkıştırılarak esnetilir. Bu şekilde kısalmış dokuların gerilmesi ve yapışık dokuların açılaması hedeflenir. Petrisajın etkili olabilmesi için derin ve yüzeysel dokuların sıkıştırılmasından kaçınmak gerekir. Bunun için uygulama sahasının büyüklüğü azaldıkça basınçta azaltılır. Petrisaj hareketlerinin yavaş, yumuşak ve ritmik şekilde uygulanmsu kadar masörün dokuları tam olarak kavraması da önemlidir. Petrisajda kasa uygulanan basınç kesiklidir. Hareket kas liflerinin seyrine göre yapılmayabilir. Ancak kasın tamamı esnetilmeli ve yoğrulmalıdır. Kan dolaşımında hızlanma artık maddelerin uzaklaştırılmasını sağlar. Yoğurma hareketi kasların dinlendirilmesinde son derece etkilidir. Deride hiperemi (kızarıklık) gözlenir. Derinin kan akımında hızlanma esnekliğinde artma ve yumuşama beklenir.

FRİKSİYON : Başparmak, elin uçları veya elin bütünü ile yapılabilir. Belirli bölgeler üzerinde basınçla yapılan dairesel hareketlerdir. Dokular üzerindeki etkisi basıncın şiddetine göre değişir. Sertleşmiş deri dokularına uygulanan friksiyonda deri, deri altı doku üzerinde hareketlidir. Daha derinde kas dokusunu etkilemek amacıyla yapılacak friksiyonun basıncı ise daha fazla olmalıdır. Derin friksiyon masajında derinin kayması istenmez. Basıncın etkisini artırmak için eller üst üste konulur. Kas içindeki fibrostik nodülleri dağıtmak için yapılır. Ağrılı bir manipülasyondur. Kas içi kanamalara neden olabilir. Sırt masajında friksiyon daha çok, gergin doku sahalarının yoğun olduğu kürek kemiği etrafında kullanılır. Friksiyonda uygulanacak basınç sık olmalı fakat dokunun yapısını bozacak kadar ağır olmamalıdır. Dokunun hareket yeteneğini artırmak beklenir. Uygulama bölgesinde hiperemi oluşur.

DARBELEME (TAPOTEMENT) : Kassal uyarı için yapılan bir masaj manipülasyonudur. Örneğin, sporda aktivite öncesinde hazırlık masajında kaslar darbelemeyle uyarılır. Uygulamada eller ritmik olarak o bölgeye çarptırılır. Tapotement spor dışında hastalık tedavilerinde kullanılabilir. Örneğin akciğer sekresyonlarının boşaltılması amacıyla yapılan postüral drenaj da göğüs kafesi üzerinde uygulanır. Diğer bir şekilde ampütasyonlardan sonra güdük ucunun proteze uygun hale getirilmesi ve setleştirilmesi amacıyla yapılır. Darbelemede diğer masaj manipülasyonlarında olduğu gibi dolaşımı artırıcı etki beklenmez. Damarlarda önce bir daralma ve ardından genişleme olur. Kas tonusunda hafif artma beklenir. Darbeleme sırasında dudaklarda gerilme ve kasılma gözlenir.

VİBRASYON (TİTREŞİM) : Genellikle bütün avuçla daha nadir olarak ta parmak uçlarıyla uygulanır. El kaydırmadan doku üzerinde sabit kalır veya belli bir yönde yavaşça yürütülebilir. Çok kısa frekanslarla yapılan titreşim dokuya aktarılır. En nitelikli vibrasyon elektrikli masaj aletleriyle elde edilir. Kas spazmı çözücü ve ağrı azaltıcı etkisi vardır. Kas gerginliğini giderebilen en önemli masaj hareketidir.

Spor Masajı

Spor Masajı

Sportif etkinliklerde, etkinlik öncesinde veya sonrasında ve hatta hızlı ve sınırlı olmak kaydı ile etkinlik sırasında da yapılan bir masajdır. Spor masajını klasik masajdan ayıran en önemli özellik ritm, süre ve bası miktarkarının değişik olmasıdır. Bu masaj türünde uyarıcı amaçlı hareketler çoğunluktadır ve yapılan spor göre farklılıklar gösterir. Süre bölgeye göre değişmektedir.

Masaj sporcuyu, vücuda yük olan yorgunluk maddelerinden kutarır, kas sertliklerinin ve krampların zararlı yan etkisinden koruyarak, bunların sebep olacağı kas zedelenmesi, lif kopmalarını önler. Kan dolaşımını aktive ederek, enerji veren besin maddelerinin dokulara daha kolay ve çabuk erişmesine imkan sağlar, kalp ve dolaşım sisteminin işini kolaylaştırır. Sporcunun reaksiyon zamanını kısalştırır, organlar arasında fonksiyonel harmoniyi düzenler, genel bir rahatlama verir. Ruhsal yönden gergin olanlarısakinleştirir, uyuşuk olanları aktive eder.

NEDEN SPOR MASAJI?

1) Sportif başarıyı arttırmak ve sporcunun yarışma öncesi daha iyi bir başlangıç yapabilmesi için

2) Antrenman ve yarışma öncesi kısa sürede dinlenmeyi (toparlanmayı) sağlamak için

3) Sporcunun başarıyı etkileyecek psikolojisini olumlu yönde etki altına almak.

4) Sakatlıkları engellemek ve en kısa zamanda spora dönmesini sağlamak

SPOR MASAJININ FAYDALARI

Sinirlerdeki ve kaslardaki acının azalması

Antrenman ve müsabaka sırasında gerilim ve huzursuzlukların giderilmesi,

Antrenman ve müsabaka sırasında yarışma tekniklerindeki engellerin kaldırılması,

Yaralanmaların, hızla eski haline kavuşmasında yardımcı olur,

Kas gerilmesinin önlenmesi

Tedavi süresini kısaltır,

Sporcuya uygun ortamı sağlayan kas yapısının istikrarının sağlanması,

Spor masajı fiziksel stresi azaltmanın en iyi yoludur,

Spor masajı müsabaka esnasında en elverişli durumun sağlanmasındaki en önemli faktördür.

Derin Doku Masajı

Derin Doku Masajı

Bu masaj manüplasyonların temposunun düşük ancak hareketlerin şiddetinin fazla olduğu bir masaj türüdür. Vücuttan toksin atmada çok etkin bir tür olup özellikle sert masajdan hoşlanan kişilerin tercih ettiği bir masadır. Masaj sırasında sert bası uygulanan kaslar üzerinde durularak vücudun dengesi sağlanmaya çalışılır.

Süre yaklaşık 60 dakikadır.

Bedendeki gerginlik derin dokulara ve kaslara yerleşir, kasların ağrımasına sebep olur. Problemli bölgeler için tasarlanmış düzeltici ve terapatik masajdır (zamanla oluşmuş gerginlik ve düğümlenmeler için etkilidir). Derin doku masajıyla kan dolaşımını stimüle ederek en derinde bulunan kaslardan toksinlerin arınmasını ve bu kaslara besin maddelerinin gönderilmesi sağlanır.

Derin doku masajı artrit, eklem ağrıları gibi çeşitli sorunlar yaşayan kişilere tavsiye ediliyor. Tüm beden ele alınsa da, öncelik ve ağırlık problemin olduğu bölgeye veriliyor. O bölgede derin doku tekniğiyle yeterince çalışıldıktan sonra, bedenin diğer kısımlarına kompresyon denen, kasları kemiklere doğru yumuşakça bastırma tekniğiyle seans devam ediyor. Kronik ağrılara, spor faaliyetlerinden sonra bedendeki sızılara bu tür masaj tavsiye ediliyor.

Derin doku masajı bedenin doğal dengesine kavuşmasına ve baş, omuzlar ve hara noktası ve bacakların hizalanmasında yardımcı olur. Bedendeki düzensiz ve dengesiz dağılım kronik ağrılara ve beden ve zihin uyumundan uzaklaşmaya sebep olur. Beden dengeye girdikçe zihin de rahatlar ve yaratıcı olmaya ve kişi kendini daha canlı hissetmeye başlar.

Derin doku masajı bedensel, psikolojik ve ruhsal rahatlamak, blokajları çözmek, enerji akımını uyarmak için harika bir yöntemdir.