Lyrics

Evanescence – You

The words have been drained from this pencil
Kelimeler bu kalemin ucundan aktı

Sweet words that I want to give you
Sana vermek istediğim tatlı kelimeler

And I cant sleep, I need to tell you… goodnight
Ve uyuyamıyorum, sana söylemeye ihtiyacım var… iyi geceler

When we’re together I fell perfect
Birlikte olduğumuzda mükemmel hissediyorum

When I’m pulled away from you I fall apart
Senden uzağa çekildiğimde, parçalanıyorum

All that you say is sacred to me
Tüm söylediklerin benim için kutsal

Your eyes are so blue, I can’t look away as we lay in the stillness
Gözlerin o kadar mavi ki, hareketsizlikte uzanırken uzaklara bakamıyorum

You whisper to me, Lady, marry me, promise you’ll stay with me
Bana fısıldyrosun, bayan, evlen benimle, benimle kalacağına söz ver

Oh you don’t have to ask me, you know you’re all that I live for
Bana sormak zorunda değilsin, biliyorsun sen yaşamamı tek nedenisin

You know I’d die just to hold you, stay with you
Sadece sana sarılmak,seninle kalmak için ölebileceğimi biliyorsun

Somehow I’ll show you that you are my night sky
Bir şekilde sana, senin gecemin gökyüzü olduğunu göstereceğim

I’ve always been right behind you
Her zaman senin hemen arkanda oldum

Now I’ll always be right beside you
Şimdi her zaman senin hemen yanında olacağım

So many nights I’ve cried myself to sleep
Birçok gece uyumak için ağladım

Now that you love me I love myself
Şimdi beni sevdiğin için, kendimi seviyorum

I never thought I would say that
Bunu söyleyeceğimi asla düşünmedim

I never thought there’d be you
Orada olacağını asla düşünmedim

Evanescence – Surrender

Is this real enough for you
Bu yeterince gerçek mi senin için

You were so confused
LKafan çok karışık

Now that you’ve decided to stay
Şimdi sen burda kalmaya karar verdin

We’ll remain together
Biz birlikte kalacağız

You can’t abandon me
Beni terk edemzsin

You belong to me
Sen bana aitsin

Breathe in and take my life in you
Nefes al ve hayatımı içine al

No longer myself, only you
Artık ben yokum, sadece sen

There’s no escaping me, my love
Benden kaçış yok, aşkım

Surrender
Teslim ol

Darling, there’s no sense in running
Sevgilim, bkaçmanın anlamı yok

You know I will find you
Biliyorsun seni bulacağımı

Everything is perfect now
Her şey mükemmel şimdi

We can live forever
Sonsuza kadar yaşayabiliriz

You can’t abandon me
Beni terk edemezsin

You belong me
Sen bana aitsin

Breathe in and take my life in you
Nefes al ve hayatımı içine al

No longer myself only you
Artık ben yokum, sadece sen

There’s no escaping me, my love
Benden kaçış yok, aşkım

Surrender
Teslim ol

Shania Twain – Waiter! Bring Me Water!

He took me to–our favorite spot
Beni en sevdiğimiz mekana götürdü

A place we go to hang a lot
Çoğu zaman gittiğimiz bir yer

Something seemed to catch his eye
Bir şey gözünü almış gibiydi

Oh–oo–oh over my shoulder
Omzumun üstüden

Oh–oo–oh over my shoulder
Omzumun üstünden

I turned around–to see what’s up
Şöyle bir bakındım ne oluyor diye

A pretty young thing sure enough
Şirin genç biri tabii ki

She was new–he wanted to
Kız yeniydi-o ise

Kno–oo–oh–oh–oo–ow her
Kızı tanımak istiyordu

Kno–oo–oh–oh–oo–ow her
Kızı tanımak istiyordu

Oh–yeah—
Oh-evet

then she flicked her hair (yeah!)
Kız saçını arkaya attı

Oh–yeah–he began to stare
Oh evet-ona dik dik bakmaya başladı

Nakarat:

[ Waiter! (Waiter) Bring me water!
Garson!(Garson!) Bana su getir

I gotta make him keep his cool
Onu sakin tutmalıyım

(Waiter) Bring me water!
(Garson)Bana su getir!

He's acting like a fool
Bir aptal gibi davranıyor

(Waiter) Bring me water!
(Garson)Bana su getir! ]

Uh, oh, I did my best–to block his view
Görmesini engellemek için elimden geleni yaptım

But it was like he could see through me
Ama sanki benim içimden de görebiliyordu

I just knew–he wanted to
Biliyordum-O sadece

Ho–oo–oh–oh–oo–oh–old her
Kıza sarılmak istiyor
Ho–oo–oh–oh–oo–oh–old her
Kıza sarılmak istiyor

Oh–yeah–I ain’t gettin’ nowhere (yeah!)
Oh-evet böyle hiçbir yere varamayacağım

Oh–yeah–she’s still standing there
Oh-evet kız hala orada duruyor

Nakarat

There’s gotta be a way to cool this clown
Bu maskaralığını bastırmanın bir yolu olmalı

he’s starting to embarrass me
Beni utandırmaya başladı

I may even have to hose him down,
Şimdi onu pataklayabilirim bile

bring me water
Bana su getir

I don’t know what he finds so distracting
Dikkatini dağıtan ne bilmiyorum

what’s so hot about her
Kızın çekici yanı ne

I really don’t like the way he’s acting
Davranış şeklini beğenmiyorum

Bring me water!
Bana su getir!

Ah, Bring it on!
Ah-Getir artık!

Uhhhh
Ahhhh

Oh
Oh

What’s so hot about her
Çekici yanı ne

Uh, uh, uh,
Ah,ah,ah

Yeah, yeah, yeah, yeah
Evet,evet,evet,evet

(Waiter, bring me water)
(Garson, bana su getir)

Gotta make him keep his cool
Onu sakin tutmalıyım

(Waiter, bring me water)
(Garson,bana su getir)

Send him back to school
Onu okula geri gönderin

(Waiter, bring me water)
(Garson, bana su getir)

He’s acting like a fool
Bir aptal gibi davranıyor

(Waiter, bring me water)
(Garson,bana su getir)

Rammstein – In The Shadows *

No sleep, no sleep until I’m done with finding the answer
Uyku yok, uyku yok ben cevabı bulana kadar

Won’t stop, won’t stop before I find a cure for this cancer.
Durmayacağım, durmayacağım bu kansere bir çare bulana kadar

Sometimes I feel like going down and so disconnected.
Bazen düşüyormuşum ve bağlantım kopmuş gibi hissediyorum

Somehow I know that I’m haunted to be wanted
Bir şekilde biliyorum ki, istenmek için lanetlendim

Nakarat :

[ I've been watching, I've been waiting, in the shadows, for my time.
İzliyordum, bekliyordum, gölgelerin içinde vaktimin gelmesini

I've been searching, I've been living for tomorrows, all my life.
Araştırıyordum, yarınlar için yaşıyordum hayatım boyunca ]

x2
Oh, oh
Oh, oh

In the Shadows…
Gölgelerin içinde

They say.. that I must learn to kill before I can feel safe
Diyorlar ki… güvende hissetmek için öldürmeyi öğrenmem gerekiyormuş

But I… I’d rather kill myself than turn into their slave..
Ama ben…Onların kölesi olmaktansa kendimi öldürmeyi yeğlerim

Sometimes I feel like I should go and play with the thunder.
Bazen gidip gök gürültüsüyle oynamalıymışım gibi hissediyorum

Somehow I just don’t wanna stay and wait for a wonder
Bir sebepten, kalıp bir mucize beklemek istemiyorum

Nakarat

Lately I’ve been walking, walking in circles
Son zamanlarda yürüyorum, daireler çizerek

Watching, play deaf or something.
İzliyorum, sağırmışım gibi falan yapıyorum

Heal me, touch me, feel me, come, take me higher…
İyileştir beni, dokun bana, gel, beni daha yükseğe götür

Nakarat

(2x)
Oh, oh
Oh, oh

In the shadows…
Gölgelerin içinde

I’ve been waiting
Bekliyorum

Evanescence – Thoughtless

Evanescence – Thoughtless

Thumbing through the pages of my fantasies
Fantazilerimin sayfalarını karıştırıyorum

Pushing all the mercy down,down,down
Bütün merhametimi yok ediyorum

I wanna see you try to take a swing at me
Senin bana doğru sallanmaya çalıştığını görmek istiyorum

Come on gonna put you on the ground,ground,ground
Hadi gel seni yere sereceğim yere, yere, yere

Why are you trying to make fun of me?
Neden benimle eğlenmeye çalışıyorsun?

You think it’s funny?
Komik olduğunu mu sanıyorsun?

What the fuck you think it’s doing to me?
Bana ne b.kluk yaptığını sanıyorsun?

You take your lashing out at me
Sert bir çıkış yap

I want you crying with your dirty ass in front of me
Benim önümde g*tünün b*kyla ağlamanı istiyorum

NAKARAT:

All of my hate cannot be found
Bütün nefretim bulunamaz

I will not be drowned by your thoughtless screaming
Senin düşüncesiz çığlıkların arasında boğulmayacağım

So you can try to tear me down
Beni parçalamaya çalışabilirsin

Beat me to the ground
Beni yere düşene kadar döv

I will see you screaming
Bağırdığını göreceğim

All my friends are gone, they died(gonna take you down)
Bütün arkadaşlarım gitti, öldüler(seni alt edeceğim)

They all screamed, and cried (gonna take you down)
Hepsi bağırdılar ve ağladılar (seni alt edeceğim)

I’m never back against the wall
Asla sırtımı duvara dayamam

Gonna take you down
Seni alt edeceğim

NAKARAT

Evanescence – Lies

Bound at every limb by my shackles of fear
Tüm kollarım korkumun zincirleriyle bağlandı

Sealed with lies through so many tears
Gözyaşlarının arsındaki yalanlarla mühürlendim

Lost from within, pursuing the end
İçten kayboldum, sonu kovalayarak

I fight for the chance to be lied to again
Yeniden yalan söylenme şansı için savaşıyorum

You will never be strong enough
Asla yeterince güçlü olmayacaksın

You will never be good enough
Asla yeterince iyi olmayacaksın

You were never conceived in love
Asla aşka gebe kalmadın

You will not rise above
Asla yukarıda doğmayacaksın

Nakarat :

They’ll never see
Onlar asla görmeyecek

I’ll never be
Ben asla var olmayacağım

I’ll struggle on and on to feed this hunger
Bu açlığı doyurmak için uğraşıp duracağım

Burning deep inside of me
Benim içimde yanan

But through my tears breaks a blinding light
Ama kör edici bir ışık gözyaşlarımı deliyor

Birthing a dawn to this endless night
Bu sonsuz geceye bir şakaf doğuruyor

Arms outstretched, awaiting me
Kollar açık, beni bekliyor

An open embrace upon a bleeding tree
Kucağını açmış kanayan ağacın üzerinde

Rest in me and I’ll comfort you
İçimde dinlen ve seni rahatlacağım

I have lived and I died for you
Ben senin için yaşadım ve öldüm

Abide in me and I vow to you
Bana tahammül et ve ben sana yemin ederim

I will never forsake you
Seni asla bırakmayacağım

Nakarat

Sepultura – Dead Embryonic Cells

Land Of Anger
öfke ülkesi

I Didn’t Ask To Be Born
doğmuş olmayı ben istemedim

Sadnes, Sorrow
üzüntü, keder

Everything So Alone
her şey çok yalnız

Laboratory Sickness
laboratuar hastalığı

Infects Humanity
insanlığa bulaşır

No Hope For Cure
çare için umut yok

Die By Technology
teknoloji tarafından öl!

A World Full Of Shit Coming Down
bok dolu bir dünya geliyor

Tribal Violence Everywhere
kabilesel şiddet heryerde

Life In The Age Of Terrorism
terörism çağında yaşam

We Spit In Your Other Face
sizin öbür yüzünüze tükürüyoruz

War Of Races
ırkların savaşı

World Without Intelligence
akılsız bir dünya

A Place Consumed By Time
zaman tarafından tüketilmiş bir yer

End Of It All
hepsinin sonu

We’re Born
doğduk

With Pain
acıyla

No More
artık yok

We’re Dead
ölüyüz

Embryonic Cells
embriyonik hücreler

Corrosion Inside – We Feel
içten aşınma – hissediyoruz

Condemned Future – We See
kınanmış gelecek – görüyoruz

Emptiness Calls – We Hear
boşluk çağırıyor – duyuyoruz

Final Premonition – The Truth
son önsezi – gerçek

Land Of Anger
öfke ülkesi

I Didn’t Ask To Be Born
doğmuş olmayı ben istemedim

Sadnes, Sorrow
üzüntü, keder

Everything So Alone
her şey çok yalnız

Laboratory Sickness
laboratuar hastalığı

Infects Humanity
insanlığa bulaşır

No Hope For Cure
çare için umut yok

Die By Technology
teknoloji tarafından öl!

We’re Born With Pain
acıyla doğduk

Suffer Remains
hala acı cekiyoruzü

We’re Born With Pain
acıyla doğduk

Suffer Remains
hala acı cekiyoruz

We’re Dead
öldük!

Evanescence – Exodus

My black backpack’s stuffed with broken dreams
siyah sırt çantam tamamıyle kırık duslerle doldu

20 bucks should get me through the week
20 dolarım bana bütün hafta boyunca yetmeli

Never said a word of discontentment
asla hoşnutsuzlukla ilgili bir söz söyleme

Fought it a thousand times but now
onunla binlerce kez savaştım ama şimdi

I’m leaving home
evden ayrılıyorum

Nakarat:

[ Here in the shadows
burada gölgelerde

I'm safe
emmiyetteyim

I'm free
özgürüm

I've nowhere else to go but
gidecek başka yerim yok ama

I cannot stay where I don't belong
ait olmadıgım bir yerde kalamam ]

Two months pass by and it’s getting cold
2 ay geçti ve hava gitgide soğuyor

I know I’m not lost
biliyorum kaybolmadım

I am just alone
sadece yalnızım

But I won’t cry
ama aglamıyacağım

I won’t give up
vazgeçmeyeceğim

I can’t go back now
şimdi geri dönemem

Waking up is knowing who you really are
uyanış senin gerçekte kim oldugunu bilmektir

Nakarat x2

Show me the shadow where true meaning lies
bana orada gerçek anlamların yattığı gölgeyi goster

So much more is made in empty eyes
Bundan çok daha fazlası boş gözlerde yapılır

Evanescence – Goodnight

Goodnight, sleep tight
iyi geceler, iyi uykular

No more tears
daha fazla gözyaşı yok

In the morning, I’ll be here
sabah olduğunda burada olacagım

And when we say goodnight,
ve biz iyigeceler dediğimizde

Dry your eyes
gözlerini kurula

Because we said goodnight,
cunku biz iyi geceler dedık

And not goodbye
hoşça kal değil

We said goodnight
iyi geceler dedik

And not goodbye
hoşça kal değil

Sepultura – Refuse/Resist

Intro Zyon’s heartbeat in utero
giriş zyon un ana rahmindeki kalp atışı

Chaos A.D.
milattan sonra kaos

Tanks on the streets
sokaklarda tanklar

Confronting police
polise karsı koyuluyor

Bleeding the Plebs
halkı kanatıyor

Raging crowd
öfkeli kalabalık

Burning cars
yanan arabalar

Bloodshed starts
kan dökme başlar

Who’ll be alive?!
Kim hayatta kalacak?

Chaos A.D.
milattan sonra kaos

Army in siege
ordu kuşatmada

Total alarm
genel alarm

I’m sick of this
bundan bıktım

Inside the state
devletin içinde

War is created
savaş yaratıldı

No man’s land
sahipsiz bölge

What is this shit?!
Bu b.k da ne?

Refuse/Resist
reddet / karşı koy

Refuse
reddet

Chaos A.D.
milattan sonra kaos

Disorder unleashed
karışıklık salıverildi

Starting to burn
yanmaya başlıyor

Starting to lynch
linç başlıyor

Silence means death
sessizlik ölüm demektir

Stand on your feet
ayaklarının üztünde dur

Inner fear
içsel korku

Your worst enemy
en kötü düşmanın

Refuse/Resist
reddet / karşı koy

Refuse/Resist
reddet / karşı koy