Hukuki sorularınız ve cevaplarım

Hukuki sorularınız ve cevaplarım #82

 

Eşimin bir bankadan alınmış kredi kartı var. Limiti 800 lira. Bir yakınımız kullanmak üzere aldı ama şimdi borcumuz 127 bin lira. 800 lira limitli bir kredi kartının borcu nasıl 127 bin lira olur? Bunun mantıklı bir açıklaması var mıdır? Y.Y.

Doğrusu ilk bakışta elbette yok. Üstelik eskiden limit aşılması mümkündü yani limit aşıldı mı alım satım işlemi kesilmiyor, üstelik bunun için bir de limit aşım ücreti alınıyordu. Yani bankalar kâr üzerine kâr koyuyordu. Ancak şimdi limit aşım ücreti yasayla kaldırıldı. Artık limit aşıldı mı alışveriş yapamıyorsunuz. Dolayısı ile 800 liranın üzerine alışveriş olarak çıkmak mümkün değil. Ancak faiz işletmek mümkün. Peki 800 lira limitli bir kartın faizi ile birlikte borcu 127 bin lira olur mu? Uzak ihtimal. Peki banka size borç dökümünü vermiyor mu? İsteyin borcun nereden çıktığını görün. Hatta hatanın nerede olduğunu görün. Hatayı tespit ettiğinizde tüketici mahkemesine başvurup borcunuzun bulunmadığının tespitini isteyin yani teknik adı ile menfi tespit davası açın. Dava harçsızdır ve kendiniz takip edebilirsiniz. Ama isteğe bağlı olarak bir avukatla işbirliği yapabilirsiniz.

 

Bir cep telefonu aldım. Telefon bir buçuk sene içinde aynı arızayı defalarca gösterdi. Bana cihazımın değiştirildiği söylendi ama oldukça alt sınıf bir cihaz gönderildi. İtiraz ettiğimde kendilerini yasanın değil şirket politikasının ilgilendirdiğini kabul edip etmemek gibi bir tercihimin olmadığını, para iadesi yapma yetkilerinin bulunmadığını söylediler. Bana nasıl yardımcı olabilirsiniz?

Değerli okuyucuma satırlarımda ancak yapabileceği girişim hakkında bilgi verebilirim, elimden başka türlü yardım gelmez. Böyle bir durumda yapabileceğiniz şey tüketici mahkemesinde dava açmaktır. Açacağınız davada talebiniz ya cihazın değiştirilmesi veya bedelinin iadesi olabilir. Ancak görüyorum ki sizin arzunuz paranızın iadesi. Bunu talep edin, dava açın. Belki biraz zaman kaybı olacak ama anlattığınız şartlarla paranızın iadesini sağlayabileceksiniz. Ayrıca konu her gelişinde hatırlatıyorum, artık ezberlemişsinizdir tüketici mahkemesinde açacağınız dava harçtan muaf.

 

Arsamıza inşaat yapmak için belediyeye başvurduk, belediyeden ilgililer geldi, ölçtü biçti bize ruhsat vermeden izin verdiler. Biz de inşaata başladık. Ama belediye geldi durdurdu, bizi mahkemeye verdi. Bu arada ruhsatı aldık, mahkemeden beraat ettik ama bize 575 lira ceza kesti. Biz bunu temyiz etmeli miyiz? 

Bana kalırsa siz olayınızı senaryo haline getirin bir yapımcıya satın iyi para kazanırsınız. Anlattıklarınız baştan sona bir komedi. Ruhsat dediğiniz şey zaten izindir. Ruhsat yoksa izin de yoktur. Belediye size ruhsat vermeden nasıl izin verdi? Terslik burada başlıyor. Sonra geliyor mahkeme safhası. Hiç beraat eden birine ceza verilir mi? Siz beraat ettiyseniz ceza yok, para cezası verildiyse beraat yok. Önce bu gerçeğin tespiti şart. Ancak şayet ceza verildi ise ve ceza temyiz edilebilir bir ceza ise dahi temyiz yedi gün içinde yapılabilir. Sizin bu süreyi geçirdiğinizi anlıyorum. Ama doğrusu isterim ki durumunuz açıklığa kavuşsun siz de ne olduğunu öğrenin. Bunun için elinizdeki belgelerle ve özellikle mahkeme kararı ile bir meslektaşımın kapısını çalın.

 

Apartmanımız 24 daire. Toplantılarda bir daire sahibi yedi sekiz kişiyi ikna edip elinden vekaletname alıyor ve gelip bu oyları kullanarak istediği kararı çıkartıyor. Bu yasal mıdır? Vekaletnamenin noter onaylı olması gerekmez mi?

Apartman kat malikleri toplantılarında vekaleten oy kullanmak mümkündür. Ancak vekalet almak sınırsız değildir. Kırk bağımsız bölüme kadar olan apartmanların kat malikleri toplantısında bir kişi ancak iki kişinin vekaletini alabilir. Yani sizin toplantılarda alınan vekaletnamelerin ikiden fazlası geçersizdir. Kırk bağımsız bölümden fazla bağımsız bölümü olan yapılarda ise oyların yüzde 5’inden fazlasının vekaletnamesi alınarak oy kullanılamaz. Sizin binanız 24 bağımsız bölüm olduğuna göre bir kişi ancak iki vekalet alabilir ve üç oyu vardır. Bu oyla da kararlarda hakimiyeti sağlayamaz. Vekaletnamelerin noter tasdikli olması gerekmez. Yazılı olması yeterlidir. Şayet vekaletnamelerdeki imzanın sahteliği şüphesi varsa toplantıdan sonra dava konusu yapılabilir.




Hizmet - Çoklu Dil Desteği

_yorum yap