Hukuki sorularınız ve cevaplarım

Hukuki sorularınız ve cevaplarım #81

Bir alacak davasını kazandım. Mahkeme alacağımı hüküm altına aldı. Şimdi borçlu buna rağmen ödemezse ne yapacağım? M.O.

Öncelikle size ne mutlu demeliyim, davayı kazanmışsınız. Bundan sonra temyiz safhası var. Kuvvetle muhtemeldir ki karşı taraf temyize başvuracak. Ancak temyiz sizin tahsil talebinizi durdurmaz. Bundan sonra gelişme şöyle olacak: Mahkemenin gerekçeli kararının yazılmasını bekleyeceksiniz. Karar yazıldıktan sonra bunu icra dairesinden takip konusu yapacaksınız. Dilediğiniz icra dairesine başvurabilirsiniz. İlamlar için özel takip yolu vardır, bunu yapacaksınız. Şayet temyiz eden ‘tehiri icra’ talebinde bulunmazsa takip kesinleştikten sonra haciz işlemi yapabileceksiniz. Şayet karşı taraf temyiz ile birlikte tehiri icra talebinde bulunursa borç miktarını teminat olarak yatırıp dosya temyizden gelene kadar aleyhine haciz işlemi yapılmaması için mehil alabilir. Bu halde de kararın kesinleşmesini bekleyeceksiniz ama alacağınız teminat altında olacak. Yani bana kalırsa paranın teminat olarak yatırılıp tehiri icra kararı alınması sizin yararınıza sonuç doğurabilir.

 

Kira artırımlarında endeks uygulaması dışında bir tespit yolu yok mudur?.

Kira artırımlarında uygulama o kadar çok değişti ki zaman zaman buna ayak uydurmakta güçlük çektik. Bu kadar sık sistem değişmesinin nedeni, kira artışları için herhangi bir yasa hükmü bulunmayışı. Bu husus Yargıtay kararları ile uygulanıyor. Bugüne geleyim. Bugün tarafların anlaşamamaları halinde kira artırımı mahkemelerce Türkiye İstatistik Kurumu’nun yayınladığı üretici fiyat endeksinin on iki aylık ortalaması nisbetinde yapılıyor. Ancak burada bir ayrıma dikkat çekeyim. Bu sistem üç yıl için uygulanıyor. Üç yıl kira artırımında bu sistem uygulandıktan sonra dördüncü yıl artık muhitteki gelişme ve rayiç kira bedelleri göz önüne alınarak yapılan bilirkişi incelemesi sonucu hak ve nasafet kuralları uygulanarak kira tespiti yapılıyor. Yani endeks sistemi uygulamasından vazgeçiliyor.

 

Evimin intifa hakkını eşime vermek istiyordum ama intifa hakkının yıllar önce kaldırıldığını duydum. Bu doğru ise eşime kullanma hakkını nasıl sağlarım.

Bana öyle geliyor ki size bunu söyleyen bazı kavramları karıştırıyor. Şayet hukukçu değil ise anlatacağım şekilde kavramları karıştırıyor olması yadırganmaz. Önce şunu hemen hatırlatayım. İntifa hakkı kaldırılmadı, intifa hakkı kavramı var. Kaldırıldı denilen şu: Eskiden evlilik birliği içinde eşlerden biri öldüğünde sağ kalan eşe mülkiyet hakkı ile birlikte miras olarak intifa hakkı da kalırdı. 1990 yılında yapılan değişiklikle mirasta eşe kalan intifa hakkı kaldırıldı. Yoksa intifa hakkı diye mevcut bulunan kavram kaldırılmadı. Yani eşinizle tapu dairesine gidip sahibi bulunduğunuz gayrimenkulün intifa hakkını onun adına tescil ettirebilirsiniz. Buna mani yok. Bunun için belli bir süre de tayin edebilirsiniz. Şayet bir süre tayin etmezseniz intifa hakkı eşinizin hayatı boyunca devam eder.

 

Bir kamu kurumu olan hastanede SSK’lı olarak çalışıyorum. Çalıştığım bölümde şua mevcut, kadrolular şua izni kullanıyor biz kullanmıyoruz. Bu hakkımızı nasıl sağlarız?

İş Kanunu’nda elliden fazla işçi çalıştırılan işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği kurulu kurulacağını belirtiyor. Şayet bahsettiğiniz işyerinde bu kurul varsa buna başvurmanız gerekiyor. Yasal olarak kurulun o gün toplanıp karar vermesi lazım. Karar size bildirilir ve gerekli önlem alınır. Şayet bu kurul yoksa işveren veya işveren vekiline başvurulması gerekiyor. Bu başvuruları yapın alacağınız yanıta göre sonraki adımların ne olacağına karar vereceksiniz. Kanunda önlem alma zorunluluğundan bahsediliyor ve gerekli tedbirlerin alınmaması halinde altı işgünü içinde iş akdinin haklı feshinden söz ediliyor ama bu ortamda iş akdinin feshinin bir önlem olacağını da pek sanmıyorum. Karar sizin.




Hizmet - Çoklu Dil Desteği

_yorum yap