
Ablam yıllar önce yurt dışında yaşamaya başladı. Bu arada yurttaki evini satmak için kızına vekaletname verdiğini öğrendim ve bu daireyi ben satın aldım, tapusunu da aldım. Yıllar sonra yurda ziyaret için geldiğinde burada vefat etti. Şimdi kendi çocukları bu satışı iptal ettirip daireyi elimden almak için dava açmaya hazırlanıyorlarmış. Bu davayı kazanabilirler mi?
Ben size davanın şartlarını ve safhalarını anlatayım, kazanıp kazanamayacakları ihtimalini siz değerlendirin. Herkes hayatta iken malından istediği gibi tasarruf eder. Mal alır, satar, parasını harcar, biriktirir. Yasalar çerçevesinde oldukça kimse karışmaz. Ancak bazen insanlar malını bir başkasını zarara uğratma düşüncesi ile hareket eder. Örneğin mirasçılarının miras hakkı bulunduğu halde onları bu haktan mahrum etmek için ‘yasaları dolanır’ (bugünlerde ünlü bir tabir oldu). Mesela ne yapar? Çocuklarının miras payını bertaraf etmek için malını size bağışlar ama tapuda bunu satış gibi gösterir. Çünkü satış halinde mirasçıların müdahalesi mümkün değildir ama bağışta mümkündür. İşte size açılan dava, ablanızın gerçekte size bağış yaptığı ama yasaları dolanmak için tapuda satış gösterdiği iddiası çerçevesindedir. Böyle bir dava açılırsa davacıların yapacağı iş, size satış değil bağış yapıldığını ispata çalışmaktır. Ancak kendi kızı vekaletname ile bu satışı yaptı ise bunun aksini nasıl ispatlarlar bilemiyorum. Siz de bağış değil para karşılığı aldığınızı belgeleyeceksiniz. Bunda en önemli faktör paranın bir banka kanalı ile havale edilmiş olmasıdır ki ispat bakımından büyük kolaylık sağlar.
Güvenlik görevlisi olarak çalıştığım yerde yasal şartları olmayan birinin bahçıvan adı altında güvenlik görevlisi olarak çalıştırıldığını gördüm. Bu durumu ilgili mercilere bildirdim. Durum tespit edildi ama ilgili merci beni işyerine bildirdi. Bu durumda işyeri benim işime son verdi. 2002 yılından beri çalıştığım işyerinden tazminatımı alamadım. Bunun için nereye başvurayım?
Sizin yaptığınız elbette vatandaşlık görevi. Bu sebeple işinize son verilmesi haklı neden değil. Bu halde elbette yasal haklarınızı talep edebileceksiniz. Bunun için yapacağınız şey bulunduğunuz yerdeki iş mahkemesine başvurup dava açmaktır. Ancak daha önce yine bilindiğiniz yerdeki çalışma müdürlüğüne başvurup görüş almanızda yarar olabilir. Böyle bir şikayette müfettişler inceleme yapıp durumu tespit ediyorlar ve size bağlayıcı olmayan bir görüş bildiriyorlar. Bu görüş sonradan açacağınız davada kullanılabilir.
Birkaç yıldır sigortasız çalıştırılıyorum. Bunun için yasal olarak ne yapabilirim?
Çalıştırılan herkesin sigortalı olması mecburi. Bunun için sigortaya ihbarda bulunmak mümkün. Ancak çalışanların işverenin korkusu ile buna yanaşmadıkları oluyor. Bu halde işten ayrıldıktan sonra da çalıştığını ispatlamak ve çalışma süresini sigortalılıktan saydırmak için iş mahkemelerinde dava açmaları mümkün. Bunun için şimdiden çalışıldığına dair delil olacak belgeleri toplamakta yarar var.
1995 yılında inşaatı biten evimin kat mülkiyetini almaya ne zaman hak kazanırım?
Bir binada kat mülkiyeti tesisi için binanın belli bir yaşa gelmesi beklenmez. Kat mülkiyeti ile ilgili mevzuat her zaman uygulanabilir. Örneğin bir binanın projesi tasdik edildikten sonra kat mülkiyeti mevzuatı dahilinde bulunan kat irtifakı tesis edilebilir. Sonra inşaat ilerler ve inşaatın bitimi hukuken iskan izninin alınmasıdır. İskan izninin alınması ile de kat mülkiyeti kurulur. Bir bina inşa edilirken kat irtifakı kurulabilir ama bina tamamlanmışsa kat irtifakı kurulmaz, iskan izni alınır ve doğrudan kat mülkiyetine geçilir. Okuyucumun binasında da iskan izni varsa her istediği zaman kat mülkiyeti kurabilir. Bunun için ilgili tapu dairesine başvuracak, bazı basit belgeleri tamamlayacak. Yeterki binasının iskan izni olsun. Tasdikli projesine aykırı inşaat olmasın. Tabii şunu da hatırlatmamda yarar var: Kat mülkiyeti kurmak mecburi değildir, isteğe bağlıdır.
Amcamızın bu yıl ölümü üzerine yeğenler bir araya gelip veraset ilamı aldık. Sonra tapu dairesine gittik, üzerindeki tarlanın adımıza tescilini talep ettik. Ada, pafta, parsel numaralarını bilmeden işlem yapılamayacağı söylendi. Zorla parsel komşusunu bulduk, onun parsel numarasından hareketle bizim parsel numarası çıktı ama tapu kütüğü açıldığında o sahifenin yırtılıp atılmış olduğunu gördük. Şimdi biz bu işi nasıl halledeceğiz?
Size tapu müdürü de böyle bir şeyi ilk kez gördüğünü söylemiş ama onun bunu söylemeye pek hakkı yok. Bunu bizler söyleyebiliriz ve evet ben farelerin yediği tapu kütüğü veya nüfus kütüğü gördüm ama yırtılıp atılmış bir sahife hiç görmedim. Bu işlerde hem hukuki hem cezai bir sorumluluk var. Ancak bu sizin adınıza şimdilik tescili engelleyen bir durum. Ancak tapu müdürlüklerinde bilgi edinilen tek kaynak tapu kütüğü değil. Bir de işlem dosyası var. Öncelikle işlem dosyasının içindeki belgelerin incelenmesi gerekir. Bu dosya tapu kütüğünden farklı, arşivde saklanan ve her gayrimenkul için ayrı açılan bir dosyadır ve o gayrimenkul için yapılan tüm işlemlerin belgeleri bu dosyada saklanır. Burada son işlemin kiminle ve ne için yapıldığı bellidir. Gerektiğinde bu işlem dosyası içindeki belgelerden istifade ile tapu kütüğünün yeniden oluşturulması ve gerektiğinde mahkemede bunların delil olarak kullanılması mümkündür.